YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23984
KARAR NO : 2013/6982
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin yüzüne karşı 18.09.2008 tarihinde tefhim olunan hükmü, 7 günlük yasal süre içerisinde, 24.09.2008 tarihinde temyiz ettiği görülmekle; tebliğnemedeki sanık müdafiinin temyizinin süre yönünden reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, aldatıcılık özelliği olacak şekilde sahte olan 10.650 TL bedelli çekle müştekinin işyerine gidip kendi ismini Volkan olarak gerçeğe aykırı şekilde tanıtmak suretiyle bilgisayar ve bilgisayar sarf malzemeleri aldığı olayda; sanığın bankanın maddi varlığı olan sahte çeki müştekiye vermek suretiyle “resmi belgede sahtecilik” ve “dolandırıcılık” suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunmasına göre dolandırıcılık eyleminin temas ettiği 5237 Sayılı TCK’nun 158/1-f maddesinde öngörülen suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek aralarındaki bağlantı dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.