YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22581
KARAR NO : 2013/6246
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kendisini belediye çalışanı olarak tanıtıp, sosyal yardım kapsamında şikayetçiye para verebileceklerini ancak para veya altını varsa yardım yapılmayacağını söylediği, şikayetçinin iki adet bileziği olduğunu söylemesi üzerine ağırlıklarına bakmak istediği, şikayetçinin eşini aramak için içeri gitmesini fırsat bilen sanığın tanık …’den su istediği, onun da içeri girmesi üzerine bilezikleri alarak kaçtığı, ancak fazla uzaklaşamadan takip sonucu yakalandığı şeklinde gerçekleşen eylemde dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmolunan gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olarak TCK’nın 52/2. maddesi ile birlikte 50/1-a ve 50/3 maddelerinin gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK ‘un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 4. fıkrasında sanığa verilen adli para cezasının miktarı, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak 5237 sayılı yasanın cümlesinden sonra gelmek üzere 50/1-a ve 50/3 maddeleri ibaresi çıkartılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.