Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20739 E. 2013/5088 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20739
KARAR NO : 2013/5088
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Diyarbakır Bismil İlçesinde, pamuk destekleme primi almak için yapılan başvurularda yoğun yolsuzluklar yapıldığı ihbarı üzerine pamuk üreticilerinin 2006 yılında pamuk ektikleri yerlerin tespitine yönelik Landsat uydu görüntülerinin incelendiği, üreticilerin beyanlarındaki bilgileri içeren ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlarındaki parsellerin uydu fotoğrafları vasıtasıyla kontrol edildiği, üreticilerin beyan ettikleri bir kısım yerlere pamuk ekmediklerinin belirlendiği, üreticilerin alınan ifadelerinde bu defa beyan ettikleri yerler dışında pamuk ektikleri yerleri göstermeleri nedeniyle suç kastının tespiti açısından üreticilerin ektiklerini iddia ettikleri yerlerin kadastro görevlileri tarafından GPRS ile ölçümü yapıldığı, ÇKS ve PKS (prim kayıt sistemi) kayıtları ile Kadastro ve Tarım İl Müdürlüğü temsilcilerince mahallinde düzenlenen tespit tutanaklarının müştereken değerlendirilmesi neticesinde;
sanıkların toplam 1.978.000,00 metrekarelik alanda pamuk üretimi yaptıklarını beyan etmelerine rağmen, 1.861.578,00 metrekarelik alanda pamuk ektiklerinin tespit edildiği, beyan ettikleri alan ile fiilen ekim yaptıkları alan arasında 116.422,00 metrekarelik fazla beyanlarının bulunması nedeniyle 8.545,02 TL haksız destekleme primi almak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda;
Sanıkların, PKS kaydına göre 1.978.000,00 metrekare alanda pamuk ekiminin gözüktüğü, teknik bilirkişilerce yapılan ölçüm ve Lansdat uydu görüntülerine aplike sonucu fiilen 1.861.578,00 metrekare alanda pamuk ektiklerinin tespit edildiği, bu miktarın dekar başına elde edilebilecek azami miktar olan 600 kg ile çarpılması sonucu fiilen ekili olduğu tespit edilen alanda 1.116.946,80 kg pamuk elde edebileceği, oysa müstahsil makbuzlarına göre toplam 1.065.490,00 kg sertifikalı kütlü pamuk satışı yaptıkları, böylece fiilen ekili olarak tespit edilen arazide sattıklarından daha çok miktarda pamuk elde edilebileceğinin imkan dahilinde olduğu gerekçesiyle, sanıkların fiilen ürettiklerinden fazla miktarda pamuk satışı yapmış gibi müstahsil makbuzu aldıkları hususunda savunmanın aksine her türlü şüpheden uzak, hükme yeter ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 20.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.