YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24297
KARAR NO : 2013/8202
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, yolda karşılaştığı mağdur çocuk ile fakir insanlara yardım etme konusunda konuştuğu, çocuğun parasının olmadığını söylemesi üzerine cep telefonundan vazgeçip geçemeyeceğini sorarak aldığı telefon ile ortadan kaybolduğu şeklinde gerçekleşen eylemde dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
1-Sanık müdafiinin sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesine rağmen, sanığın lehine olan 5237 sayılı TCK’nun 50. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
2-Sanığın daha önce 14.09.2006 tarihinde kesinleşen … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden aldığı 5 ay hapis cezası nedeni ile hükmolunan hapis cezasının ilamı yerine getirilip getirilmediği araştırılarak yerine getirilmiş ise, 5237 sayılı TCK’nun 51/1-a maddesi uyarınca ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.