YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11474
KARAR NO : 2013/13232
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında “mala zarar verme” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın, ele geçirilemeyen av tüfeği ile katılanın evine bir el ateş etmek suretiyle camını kırdığı olayda “mala zarar verme” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında “Korku, Kaygı veya Panik Yaratabilecek Tarzda Silahla Ateş Etme” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
TCK’nın 106. maddesinin 3. fıkrasında “tehdit amacıyla … malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir” hükmünün bulunması nedeni ile tebliğnamedeki TCK’nın 44. maddesinin uygulanmasına yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Aralarında husumet bulunan katılanın evine ele geçirilemeyen av tüfeği ile ateş eden sanığın eyleminin TCK’nın 106/2-a maddesinde düzenlenen “silahla tehdit” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde “genel güvenliği kasten tehlikeye sokma” suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.