YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19380
KARAR NO : 2013/3456
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan …’ın Kayseri ilinde yaşadığı, sucuk ve pastırma işiyle uğraştığı, 2006 yılının Şubat ayında yaptığı bir yolculuk sırasında hakkında mahkumiyet kararı kesinleşen … ile tanıştığı, …’in katılana isminin … olduğunu ve badem, fıstık, ceviz içi pazarlama işiyle uğraştığını, bu yönde bir talebi olursa kendisine yardımcı olabileceğini söylediği, tarafların karşılıklı olarak birbirlerine telefonlarını verdikleri ve sonrasında ayrıldıkları; aradan 20 gün kadar geçtikten sonra …’in katılanı cep telefonu ile arayarak kendilerinde iyi badem olduğunu, eğer lazımsa bunları satabileceğini söylediği, bunun üzerine katılanın şekerleme işiyle uğraşan arkadaşı …Beğendik ile görüştüğü, …’ın numune gönderilirse değerlendirebileceğini bildirmesi üzerine, …’in numune olarak bir miktar bademi katılana gönderdiği, …ile katılanın numuneyi beğenerek …’den badem almaya karar telefon ile yapılan görüşme neticesinde kilosu 9,00 TL’den anlaştıkları, 12.03.2006 tarihinde … ile katılanın Osmaniye’de yapılan pazarlık doğrultusunda buluştukları, …’in İskenderun’da katılana yemek ısmarladığı ve daha sonrasında Kırıkhan’da bir otele yerleştirdiği, 13.03.2006 tarihinde …’in sanık … ile Kırıkhan’a geldiği ve …’ı katılana kendisinin ortağı ve …olarak tanıttığı ve üçünün birlikte deponun bulunduğunu söyledikleri …,beldesine gitmek üzere yola çıktıkları, sonrasında yemek yemek için …, beldesinde bulunan bir lokantada oturdukları ve burada yapacakları alışveriş ile ilgili konuştukları, sohbet sırasında sanık ile …’in önceden hiç mevzu bahis olmadığı halde kendilerinde 2 ton şeker bulunduğunu, torbasının fatura dahil 50,00 TL olduğunu söyledikleri, katılanın bu durumu market sahibi bir arkadaşına ilettiği ve onun onaylaması üzerine sanıklardan şeker almaya karar verdiği, katılanın …postanesinden çekmiş olduğu 1.500,00 TL’yi alacağı şeker karşılığında ‘şekeri arabaya yükleyin’ diye söylediği ve daha sonrasında katılana “sen burada …., ile bekle benim bir yere 10.000 ABD doları borcum var onu ödeyip geliyorum” diyerek yanlarından ayrıldığı, keza …ün birlikte oldukları sırada katılana elinde bulunan dolarları gösterdiği, sanıkların bu hareketlerinin katılanda büyük paralarla oynayan güvenilir insanlar oldukları imajını oluşturmaya yönelik eylemler olduğu, …ün giderken yanında katılanın vermiş olduğu 1.500,00 TL’yi de götürdüğü, katılanın … ile birlikte kaldığı, bir süre sonra …’a bir telefon geldiği ve onun da katılanın yanından ayrılmak istediği, katılanın bu duruma itiraz etmesi nedeniyle …’in telefon ile araması üzerine sanık …’ün tekrar yanlarına geldiği ve katılana “biz sana bir sürü mal vereceğiz, sen bize 1.500,00 TL’yi mi güvenemiyorsun” şeklindeki sözlerden sonra olay yerinden ayrıldığı şeklinde gerçekleşen eylemin, dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.