YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4906
KARAR NO : 2013/6312
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
KARAR
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’in, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/1. maddesi uyarınca 60.460 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında 3167 sayılı Kanun’un 16/3. maddesi gereğince çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanmasına dair Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/05/2011 tarihli ve 2009/985 esas, 2011/519 sayılı kararının temyizi aşamasında 03/02/2012 tarihli ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3. maddesi ile değişik 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyanın iade edilmesini müteakip yapılan değerlendirme sonunda, sanık … hakkında, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanmasına ilişkin aynı Mahkemenin 23/03/2012 tarihli ve 2012/343 esas, 2012/370 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/09/2012 tarihli ve 2012/539 değişik iş sayılı sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/01/2013 gün ve 2013/1173/5231 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2013 gün ve 2013/32722 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5941 sayılı Çek Kanunu’nun 6273 sayılı Kanun ile değişik 5/1. maddesi uyarınca, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilebileceği, ancak dosya kapsamına göre, kabahatlinin çek hesabı sahibi … Boyama ve … San ve Tic. A.Ş.’ni temsile yetkili kişi olduğu nazara alındığında, kabahatli hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilemeyeceği gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi”nin 10//09/2012 tarih ve 2012/539 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK”nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 08/04/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.