Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/11195 E. 2012/6854 K. 06.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11195
KARAR NO : 2012/6854
KARAR TARİHİ : 06.02.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Evrakta Sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’un 102/4. maddesine göre hesaplanan beş yıllık asli dava zamanaşımının; karar tarihi 06/06/2006”den temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2-Resmi evrekta sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CYY’nın 231/6. Maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin yerinde görülmemeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
A-Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği cihetle, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan ve her iki yasa hükümleri alt ve üst sınırlar aynı ise de 5237 Sayılı TCK”nun 53. maddesinin uygulanması gerekeceği bu durumda da 765 Sayılı TCK hükümlerinin sanık lehine olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun lehe olduğundan kabulü ile hüküm kurulması,
B-Kabule göre de, 5237 Sayılı TCK hükümlerine göre hapis cezayla mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında mahkumiyetin doğal sonucu olarak aynı yasanın 53/1 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi.
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.