Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19492 E. 2013/3437 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19492
KARAR NO : 2013/3437
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanla aynı mahallede oturduğu, bir gün katılanın yanına gelerek bir osmanlı altınını gösterdiği, bu altından köylülerde çok olduğunu, köylülerin bu parayı, bakır zannettiklerini, ucuza satın alabileceklerini söylediği, katılanın da bunu kabul ettiği, ilk aşamada katılanın sanığa 5.000 TL, Kastamonu iline gidince de 2,000 TL para verdiği, sanığın katılanla geceleyin ıssız bir yerde buluştuğu, katılana, “bu güzergah üzerinde devam ettiği takdirde önüne bir araç çıkacağını, bu araç sahibinin, köylülerden para alarak kendisine vereceğini” söylediği, katılanın, araçla uzun bir yol gitmesine rağmen önüne hiçbir araç çıkmadığı, o anda dolandırıldığını anladığı, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın osmanlı altını alma bahanesiyle katılandan para aldığı, bu hususun tanık tarafından doğrulandığı, sanığın parayı aldıktan sonra katılanı yanlış bir yere yönlendirerek ortadan kaybolduğu, böylece sanığın hile kullanarak haksız menfaat temin ettiği sabit olduğundan, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, tanık …’un beyanlarının yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.