Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3470 E. 2013/18203 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3470
KARAR NO : 2013/18203
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’nın, diğer sanık … …’nun sağlık karnesini kullanarak … Özel … Hastanesi’nde doğum yaptığı, 729 TL olan tedavi masrafının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığı, …’ın eşi olan sanık … ve
hastane görevlisi …’nin sanık …’nın eylemine iştirak ettikleri ve sanıkların kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda; sağlık karnesi üzerine sanık …’un fotoğrafının çıkarılıp, sanık …’nın fotoğrafının yapıştırıldığı, sağlık karnesinin fotoğraf bölümünün kenarında yer alan mühür ve imzaların fotoğraf üzerinde devam etmediği, … Kriminal Polis Laboratuvarı’nın 20.11.2008 tarihli raporuna göre fotoğrafın sonradan yapıştırıldığının ilk bakışta ve kolaylıkla anlaşılabilir olması nedeniyle aldatma kabiliyetine sahip olmadığının tespit edildiği, bu haliyle aldatma kabiliyetini haiz olmadığı, sanık …’nın kart sahibi olmadığının basit bir inceleme ile anlaşılabileceği, sanık …’ nın da dolandırıcılık suçuyla hareket ettiğine dair savunmasının aksini ispat eder, mahkumiyetini gerektirir kesin deliller bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların beraatlerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.