YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22138
KARAR NO : 2013/5342
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, kendisini … Limited Şirketi’nin yetkilisi gibi tanıtarak, eczanelerden veya başka bir şekilde elde ettiği bu şirkete ait bitkisel ürünleri katılan …’a, piyasa fiyatının 59.00 TL olmasına rağmen, 75.00 TL’ye satarak ve aslında fiyatının daha da yüksek olduğunu söyleyerek haksız menfaat temin ettiği, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Katılan Solgar Vitamin ve Sağlık Ürünleri Limited Şirketi adına katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Solgar Vitamin ve Sağlık Ürünleri Limited Şirketi’nin, bu suçtan doğrudan doğruya zarar görmemesi karşısında, davaya katılma hak ve yetkisinin bulunmadığı, usulsüz verilen katılma kararının da hükmü temyiz hak ve yetki vermeyeceği dikkate alınarak şikayetçi adına vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Katılan … adına katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, suçun unsurlarının oluşmadığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.