Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17087 E. 2013/18299 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17087
KARAR NO : 2013/18299
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle
Hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanıkların, olay günü hayvancılık işi ile uğraşan katılandan büyük baş hayvan satın alarak karşılığında yargılama konusu olan … Bankasının … Şubesi hesabına ait, … Gıda Temizlik San.Tic.Ltd.Şti. tarafından 26.06.2005 tarihinde keşide edildiği gözüken, 42427 numaralı, 5.300 TL bedelli çeki verdikleri, bir sonraki gün tekrar gelen sanıkların, katılandan iki büyük baş hayvan daha satın alarak karşılığında, 6.700 TL bedelli, … İnşaat Sanayi Tic. Ltd.Şti tarafından keşide edildiği gözüken, 22276 numaralı, 05.08.2005 keşide tarihli çeki verdikleri, çeklerin sahte olduklarının tespit edildiği, sanıkların bu şekilde sahte olduğunu bildikleri iki adet çeki katılana vermek suretiyle haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda;
1-Kriminal inceleme neticesinde sahte olduğu tespit olunan, … Bankasının … Şubesi hesabına ait olan, … Gıda Temizlik San.Tic.Ltd.Şti. tarafından 26.06.2005 tarihinde keşide edildiği gözüken, 42427 numaralı, 5.300 TL bedelli çek ile ilgili, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … … müdafii ile diğer sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-… İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti tarafından keşide edildiği gözüken, 22276 numaralı, 05.08.2005 keşide tarihli ve 6700 TL bedelli olan çek ile ilgili, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamında mevcut olan, … İnşaat Sanayi Tic. Ltd.Şti yetkilisi tarafından tanzim edildiği gözüken, 22276 seri nolu 05.08.2005 keşide tarihli ve 6700 TL bedelli olan çekin sahte olduğuna dair herhangi bir bilirkişi raporunun bulunmadığı, bankaya ibraz edilmeyen çekin hangi nedenlerle sahte olduğunun açıkça ortaya konulmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından, söz konusu çekin keşidecisi olarak gözüken … İnşaat Sanayi Tic. Ltd.Şti yetkilisinin tespit edilerek, çekin kendisi tarafından düzenlenip düzenlenmediğine ilişkin bilgisine başvurulması, çek üzerindeki imza ve yazıların, sanıkların ve keşideci olarak gözüken şirket yetkilisinin el ürünü olup olmadığı ile çekin aldatma kabiliyetini haiz bulunup bulunmadığının kriminal inceleme yaptırılarak belirlenmesinden sonra toplanan delilere göre; resmi belgede sahtecilik suçunun oluşup oluşmadığı ve nitelikli dolandırıcılık suçu açısından da, 5237 sayılı TCK.nın 43/1 maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerine göre uygulama yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi, bu hususların tespitinden sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … … müdafii ile diğer sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.