YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13096
KARAR NO : 2013/12855
KARAR TARİHİ : 10.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir.Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Özel … Polikliniğinin bağlı bulunduğu…… Hizmetleri Limited Şirketinin hâlihazırdaki ortağı, mesul müdürü ve
muhasebecisi olan sanıkların görev yaptığı dönem içinde poliklinikteki tanı ve ön tanılarla uyumlu olmayan birçok tetkikin kurumlara fatura ettirildiği, polikliniğin laboratuar imkânları ile yapılması mümkün olmayan birçok tetkikin poliklinikte yapılmış gibi faturalandırıldığı, tetkik istem formlarında işaretlenmemiş tetkiklerin yapılmış gibi kurumlara fatura edildiği, tetkik istem formlarında tek yönlü olarak istenmiş akciğer grafilerinin çift yönlü çekilmiş gibi fatura edilmesi hususunda birden fazla sahte fatura tanzim ederek kamu kurumlarına göndermek suretiyle kamu kurumlarının zararına haksız kazanç sağladığı iddiasıyla sanıklar hakkında zincirleme olarak kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve zincirleme olarak resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davasının açıldığı somut olayda; Özel … … Polikliniğinin bağlı olduğu…… Hizmetleri Limited Şirketinin kurucularının sanık …… ve … olduğu, sanık … ile ……’in 2006 yılının Nisan ayında … … Polikliniğini kurdukları, mesul müdürlük görevini …’un üstlendiği, … ..’ın ise poliklinikte doktor olarak görev yaptığı, bilgisayar işlemlerini ise o dönem …’in yürüttüğü, polikliniğin altı ay çalıştıktan sonra sanık … ile ……’in polikliniğin zarar ettiğini düşünerek polikliniği devretmeye karar verdikleri, yapılan satış ve devirlerden sonra 11.09.2007 tarihinde… …’ın, 10.11.2008 tarihinde ise sanık …’ nin mesul müdürlük görevini üstlendikleri, adı geçenlerin icra ettikleri mesül müdürlük görevlerinin yanı sıra poliklinikte hekim olarak ta çalıştıkları, sanık …’ın ise Özel … … Polikliniğinin muhasebecisi ve bu polikliniğin bağlı olduğu…… Hizmetleri Limited Şirketinin genel müdürü olduğu, sanığın poliklinikte görevine 2007 yılının Haziran ayında başladığı, Özel … Polikliniğinin işleyişinin ise şu şekilde olduğu; öncelikle müracaat eden hastanın doğrudan muayene yapan doktora gittiği, doktorun hastanın muayenesini yaptıktan sonra gerekli ise önünde bulunan mevcut maktu tetkik istem formlarının ilgili kısımlarının yanlarına işaret atmak suretiyle hastayı röntgene veya laboratuara sevk ettiği, hastanın bu istem formu ile ilgili tahlilleri yaptırdıktan sonra tahlil sonuçlarını alarak muayeneyi yapan doktorun yanına çıktığı, doktorun tahlil sonuçlarına göre teşhisi koyup reçete yazarak hastayı gönderdiği, hastanın ayrılmadan önce polikliniğin zemin katında görev yapan sekreterin yanına giderek protokol numarası aldığı, burada ayrıca hastanın elinde bulunan istem kâğıdı ve … karnesi fotokopisi alınarak fatura edilmek üzere muhasebe servisine gönderildiği, bu şekilde evrakın aylık olarak mesul müdürün önüne getirildiği, mesul müdürün de evrakı bu işlemlerin poliklinikte yapıldığı hususunu onaylayarak ilgili kuruma gönderilmesi için tekrar muhasebe servisine iade ettiği, muhasebe servisinin de üst yazı ile bu
faturaların bedellerinin ödenmesi için ilgili kurumlara gönderdiği, sanık…’in 2008 yılının ortalarına kadar Özel … Polikliniğinin ortağı olduğu, ancak sanığın poliklinikte hekim olarak çalışmadığı, poliklinik ile ilgili işlemleri diğer ortağı ve mesul müdür …’un yerine getirdiği, sanık …’un Özel … … Polikliniğinin bağlı olduğu…… Hizmetleri Limited Şirketinin kurucusu olduğu, sanık … ile ……’in 2006 yılının Nisan ayında … … Polikliniğini kurdukları, 2007 yılının Temmuz ayına kadar mesul müdür olarak görev yaptığı, evrakın mesul müdür olarak gören yapan sanıkların önüne toplu ve uzun süre sonra geldiği, bu nedenle inceleme fırsatı bulamadan imzaladıkları ve işlemlerin yapıldığı yönünden onaylayarak muhasebe servisine gönderdikleri, ilgili hekimin istem formunu işaretledikten sonra bu evrakla işinin bittiği, belgenin altının ilgili doktor tarafından imzalandıktan sonra bu evraka herhangi bir kişinin yeni tekkikleri ekleme yapabilmesinin mümkün olduğu, sanık …’ın ise;…… Hizmetlerinin genel müdürü ve … polikliniğinin muhasebecisi ve müdürü olduğu, poliklinikteki görevine 2007 yılının haziran ayında başladığı, poliklinik adına ve şirket adına bankaya yatan paraları çektiği, polikliniğe eleman alınması, maşların ödenmesi, tıbbi malzeme alımı gibi işlemleri yaptığı, ayrıca polikliniğe müracaat eden hastaların poliklinikte muayene edilip gerekli tetkikler yapıldıktan sonra poliklinikten ayrılmasına müteakip hastalara ait reçete ve tetkiklerin muhasebe servislerine gönderilmesi üzerine istenilen tetkiklerin kodlarına göre bilgisayara kayıtlı programa söz konusu tetkikleri işlediği, poliklinikte mesul müdür faaliyetleri dışında bütün işleri kendisinin yürüttüğü, poliklinikteki muhasebe için kullandığı bilgisayarı kendisinden başka kimsenin kullanmadığı, polikliniğin kurucuları olan Sanık …… ve …’nun hisselerinin çoğunluğunu Nurullah Kadırhan’a devrettikten sonra kalan hisselerin devri sırasında poliklinikte yetkili olarak sanık … ile muhatap olduklarını belirttikleri, Doktor …’in Özel … … Polikliniğinde 2008 yılının ekim ayında uzman doktor olarak göreve başladığı sırada Sanık …’ı polikliniğinin sahibi ve muhasebe işlerine bakan kişi olarak tanıdığı, Sanık …’nin 2008 yılının kasım ayından itibaren poliklinikte doktor ve mesul müdür olarak çalıştığı, sözleşmesini kurumun yöneticisi olarak bildiği … ile yaptığı, poliklinikte görev yapan …,… …, …, … ve …’nin maaşlarını …’dan aldığı, poliklinikte tanı ve ön tanılarla uygun olmayan birçok tetkikin kurumlara fatura edildiği, poliklinikliğin laboratuar imkânları ile yapılması mümkün olmayan tahlil ve tetkiklerin faturalandırıldığı, tetkik istem formlarında tek yönlü olarak istenmiş akciğer grafilerinin çift yönlü çekilmiş gibi
fatura edildiği,mesul müdür olan hekimlerin değişmesine rağmen, sanık …’ın muhasebe işlemlerini yaptığı dönemlerde usulsüzlüklerin devam ettiği anlaşılmış olmakla; sanıklar …, …, … ve …’a yüklenen suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararı ile sanık …’ın zincirleme olarak kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve zincirleme olarak resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan … vekili, sanık … müdafii yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.