Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21416 E. 2013/5605 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21416
KARAR NO : 2013/5605
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın DSİ Tuzla Beton Boru Fabrikası arazisi içinde faaliyet gösteren özel bir firmada çalıştığı, bu işyerinin mamüllerini nakletmek için DSİ’ye ait arazi üzerinde 6864 saylı parselde yine DSİ’ye ait bir beton yükleme iskelesini kiralamayı düşündüğü bu amaçla arkadaşı diğer sanık … ile birlikte Mon-Tek Gemi San. Tic. Ltd. Şti.’yi kurdukları ve iskeleyi kiralamak amacıyla DSİ Genel Müdürlüğü’ne 27.12.2006 tarihinde müracaat ettikleri ancak 18.01.2007 tarihli yazı ile kiralama izninin verilmediği, bu yazıyı elden alan sanık …’ın katılan … Anadolu Yakası Emlak Dairesi Başkanlığı’na götürmek yerine sahte biçimde düzenlenmiş bir belge ile DSİ’nin bu iskeleye ihtiyacı olmadığı, kiralanmasında da bir sakınca bulunmadığı biçiminde yazı cevabi oluşturduğu bu yazıya tarih ve sayı verip Nil Güler adına sahte imza attığı, aynı içerikli 27.11.2006 tarih 14135 sayılı yazıyı da yine sahte olarak düzenleyerek Mustafa Karataş sahte imzası ile her iki yazının katılan … Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi’ne verdiği, böylece sahte belgelerle amacına ulaşmaya çalıştığı ancak durumun fark edilmesiyle bu kez sanık …’ın kimliği belli olmayan iş takipçisi ile bu kez DSİ Genel Müdürlüğü’nden yine sahte olarak düzenlenmiş ve iskelenin kiraya verilemeyeceğini belirten yazı aslını alıp getirdiği, anlaşılmakla sanık …’a yüklenen zincirleme resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna dair kabulde; ayrıca sanık …’ın kiralama işlerini yalnızca kendisinin takip ettiğini, sanık …’in hazırlanan belgelerde girişimi olmadığını beyan etmesi karşısında, sanık …’in diğer sanık …’ın eylemlerine fiilen veya iradi olarak iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O Yer C.Savcısı, katılanlar vekili ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.