YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24582
KARAR NO : 2013/8516
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında başka bir suçtan hükmen tutuklu bulunan sanığın, istinabe yoluyla sorgusunun yapıldığı mahkemede, savunmasını yapacağını beyan etmesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın, dayısının oğlu tarafından kendisine verilen parayı başka bir kişi hesabına yatırmak için bankaya gittiği, sıra fişini alarak beklediği esnada yanına gelen sanığın, katılana “dükkandan mı geliyorsun, abin mi yolladı, adın ne” gibi sorular sorup parayı gönderen kişiyle ortak iş yaptıklarını söyleyerek “alacağımız olan 10.000 TL tutarında bir çek var, yatıracağın parayı bana ver,sıra beklemene gerek yok, ben yatırayım, sen o işi hallet” dediği, katılanın 2.900 TL parayı sanığa verdiği ve sanığın, katılanı çeki alması için… Meydanında bulunan bir halı dükkanını tarif ederek gönderdiği, bankadan ayrılan katılanın dayısının oğlunu aradığında dolandırıldığını anladığı ve bankaya tekrar döndüğünde sanığın ortadan kaybolmuş olduğu sabit olmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.