Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/5634 E. 2022/99 K. 10.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5634
KARAR NO : 2022/99
KARAR TARİHİ : 10.01.2022

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : … 19. İş Mahkemesi

Dava, vergi indiriminden yararlanarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının askerliğe gitmek için başvurduğunda 19/01/2000 tarihinde … Askeri Hastanesi tarafından %52 sakat olduğunu tespit edildiğini, 21/06/2000 tarihli düzenlenen … … Hastanesi raporunda ise %44 çalışma gücü kaybı olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulunca sakatlık indiriminden yararlanmak için yapılan başvuru üzerine %30 çalışma gücü kaybı olduğu belirtilerek talebinin reddedildiğini, bu durumun aldırılan diğer raporlarla çelişkili olduğunu somut olarak 3 tane raporda %40 üzeri çalışma gücü kaybı tespitine dair rapora rağmen talebin reddedildiğini belirterek, davacının %44 sakatlık oranının ve sakatlık oranı gereğince prim ödeme gün sayısı da dikkate alınarak emekliliğe hak kazandığını tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Yasanın 25. maddesi ve 26. maddeleri gereğince kişinin sakatlık oranının en az %60 olması ve belli miktarda prim ödemesi en az 10 yıllık sigortalı bulunması gerektiğini belirterek bu şartları sağlamayan davacının talebinin reddine karar verilmesinin talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “ Davacının çalışma gücü kayıp oranının aldırılan ve itibar edilen ATK raporları gereğince %28 oranında olup, 5510 sayılı Yasanın 25., 26., 27. ve 28. maddelerinde düzenlenen malulen emekli olma şartlarının oluşmadığı, maluliyetin en az %40 oranında olması gerektiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği belirtilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davacının istinaf isteminin reddine, karar verildi.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili; istinaf gerekçelerini tekrarla … … Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda rapor vermeye yetkili hastaneler listesinde yer aldığını, bu nedenle verdiği raporun geçerli olduğunu, bu listede yer almayan Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu’nun raporuna göre işlem yapılmayacağını ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı konusunda uzman bir bilirkişiye dosyanın tevdi edilerek rapor aldırılmasını talep ettiklerini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, davacının vergi indirimine dayalı emeklilik istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanaklarından 506 sayılı Kanunun malullük ve engellilik hükümlerine ilişkin geçiş hükümlerini düzenleyen 5510 sayılı Yasa’nın geçici 10. maddesinde ”…. Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre işlem yapılır.
506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesi, “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olan sigortalıların yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanacaklarını” öngörmekte olup, bu koşulların başında ise öncelikle ve özellikle “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak” hususunun saptanması önem arz etmektedir. Anılan hususun saptanması işi ise, 199 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 3239 sayılı Kanunla değişik 31/2 maddesine göre, sakatlık indiriminden yararlanmak için yetkili hastanelerin sağlık kurullarından alınan raporla Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” tarafından değerlendirilerek iş gücü kaybı oranları ve buna göre sakatlık dereceleri belirlenmekte ve bu belirlemeye dayalı olarak da ilgili şahsın vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmadığına idarece karar verilmektedir.
Bu durumda, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair verilen bu idari kararın sigortalının tahsis talebiyle birlikte Kuruma ulaşmasıyla, diğer koşulların da varlığı halinde sigortalıya anılan Yasanın 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması da, yasal bir gereklilik olmaktadır.
Somut olayda; … Defterdarlığı Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğünün 30.05.2001 tarihli yazı içeriğine göre; davacının … … Hastanesinden aldığı 22.09.2000 tarihli raporun, Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde, adı geçenin çalışma gücünü %30 oranında kaybettiğinin tespit edildiği, ancak ücretlerinin vergilendirilmesinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 2454 Sayılı Kanunla Değişik 31/3 no’lu maddesinde sakat hizmet erbabı için tespit edilmiş bulunan sakatlık indiriminden faydalandırılmasının mümkün olmadığının belirtildiği, yine Gelir İdaresi Başkanlığı’nun 24.04.2016 günlü yazısında; davacının … … Hastanesinden aldığı 22.09.2000 tarihli rapora istinaden yapılan incelemede, davacının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31. maddesi gereğince engelli indiriminden yararlanabilmesi için çalışma gücü kaybının en az %40 kaybedilmesi gerektiğinden , adı geçenin engelli indiriminden yararlanmasının mümkün olmadığının belirtildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 13.07.2016 tarih 2016/6498 sayılı raporunda; SB … … … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 22.09.200 tarih 8474/E-572 sayılı sağlık kurulu raporu, 18.03.1998 tarih 23290 sayılı Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde özür oranının %30 olarak belirlendiği, ATK 3. İhtisas Kurulu’nun 03.05.2017 tarih 7581 sayılı raporunda; 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre adı geçenin engellilik oranının %28 olduğu, Mahkemece, Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile ATK 3. İhtisas Kurulu’nun raporu arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla aldırılan Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’nun 20.12.2018 tarihli raporunda ise; davacının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre adı geçenin engellilik oranının %28 olarak belirlenmesi üzerine, Mahkemece anılan raporlara itibarla, 5510 sayılı Yasa’nın 25.,26., 27. ve 28. maddelerinde düzenlenen malulen emekli olma şartları oluşmadığından, maluliyetin en az %40 oranında olması gerektiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece yapılacak iş; 18.03.1981 tarih ve 8/2620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen “Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecesinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirmeye alınarak anılan yönetmeliğin değişik 3. maddesine göre çalışma oranı kaybı ve sakatlık derecesinin ve başlangıç tarihinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereği gözetilmeksizin, aldırılan raporlarda ve son olarak Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’nun 20.12.2018 tarihli raporda, davacının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.