YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2315
KARAR NO : 2012/33443
KARAR TARİHİ : 02.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
1-Sanığın müştekiler …’a karşı eylemlerinden kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın önceden tanımadığı müştekilerin işyerlerine farklı zamanlarda giderek, adını … olarak tanıtıp, … bayii açacağını firma tarafından kendisine ucuz cep telefonları gönderildiğini, bunları satacağını söyleyip paralarını aldığı telefonları da ortağı olduğunu söylediği Şirinevler … bayiinden alabileceklerini söylemek suretiyle gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Dolandırıcılık suçundan sanığın müştekiler … ve …’a karşı eylemlerinden kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,
Ancak,
TCK’nın 43/2 maddesi hükmü karşısında, sanığın aynı yer ve zamanda ve tek eylemle iki müştekiyle konuşup …’a 4 adet telefon satmak ve …’ın ise eski telefonunu alıp yenisini vereceğini vaat ederek gerçekleştiği kabul edilen eylemlerinin teselsül eden tek suç oluşturduğu halde yazılı şekilde iki ayrı suç kabul edilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.