YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25723
KARAR NO : 2013/18287
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan tarafından yargılama aşamasında vekil tayin edilen ve dosya kapsamında bu hususta vekaletnamesi bulunan avukat …’ın, 01.07.2009 tarihli duruşmaya katılmasına rağmen, 20.12.2011 tarihli gerekçeli kararın katılan vekiline tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında; katılana yapılan tebliğden sonra hükmü öğrenen katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Emlak komisyoncusu olan sanık …’in, diğer sanık …’ya ait olan, … Mahallesi…Sitesinde bulunan gayrimenkulü, aldığı vekaletnameye istinaden satılığa çıkardığı, katılanın, gayrimenkulü almaya karar vererek sanık …
…’in bürosuna eşi ile birlikte geldiği, sanık …’in, katılana, söz konusu gayrimenkulün, kendisine ait olduğunu, … Bankasından tüketici kredisi ile satın alındığından ipotekli olduğunu, bu nedenle öncelikle ipoteğin kaldırılması gerektiğini belirtmesi üzerine; katılanın, 70.750 TL parayı peşin olarak sanık …’in banka hesabına EFT yoluyla yatırdığı, kalan kısmını ödemek amacıyla, … Bankasının Balgat Şubesinden, 31.08.2007 tarihli konut kredisi sözleşmesine istinaden, 85000 TL kredi kullandığı, banka masrafları düşüldükten sonra, 81.548 TL paranın, 25.09.2007 tarihinde, ev sahibi sanık …’nın hesabına yatırıldığı, sanık …’nın, hasabına yatırılan paranın 4700 TL lik kısmını hesabında tutarak diğer 76.848 TL parayı katılanın hasabına yatırdığı, banka tarafından katılanın telefon ile arandığı ve katılana; kredi kullandırılarak kendisine satılan ve sanık …’ya ait olan konutun ipotekli olduğu, bu ipoteğin kaldırılması için konutun eski sahibi olan sanık …’nın kredi borcunun kapatılması gerektiğini bildirdikleri, bu telefon görüşmesinin hemen ardından sanık …’in de, katılanı telefon ile arayarak, ipoteğin kaldırılması için parayı kendi hesabına göndermesini istediği, katılanın, banka hesap ekstrelerinden de açıkça anlaşılacağı üzere; 26.09.2008 tarihinde, sanık …’in hesabına, 30000 TL para gönderdiği; ancak sanık …’in, 30000 TL parayı ipoteğin kaldırılması için bankaya ödemediği, banka tarafından katılan aleyhine icra takibinin başlatıldığı, böylelikle sanıkların, birlikte hareket ederek katılanı kandırıp haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda; katılanın aşamalarda verdiği ifadelerinde; sanık …’e 30000 TL parayı ipoteğin kaldırılması amacıyla gönderdiğini; ancak sanığın bu parayı ipoteğin kaldırılması için bankaya ödemediği gibi kendisine de iade etmediğini beyan ettiği, banka ekstrelerinden, katılanın hesabından 30000 TL paranın sanık … … hesabına aktarıldığının tespit edildiği, soruşturma aşamasında hakkında yakalama emri çıkarılan sanık …’in, yargılama aşamasında alınan ifadesinde; olayı hatırlamadığını, katılandan aldığı 15000 TL parayı ev sahibi olan sanık …’ya teslim ettiğini, sanık …’nın da söz konusu 30000 TL paranın kendisine iade edilmediğini savunması karşısında; gerçeğin tam olarak açıklığa kavuşturulması amacıyla; sanık
…’in, kendisine EFT yoluyla gönderilen 30000 TL parayı katılandan hangi amaçla aldığı, bankaya veya ev sahibi olan diğer sanık … Basmacıya bu paranın iade edilip edilmediği hususlarının kendisinden sorularak, katılan tarafından kendisine gönderildiği sabit olan 30000 TL paranın akıbetinin araştırılması, katılan tarafından sanık … hakkında Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan alacak davasına ilişkin 2008/362 esas numaralı dava dosyası ile İzmir 22.İcra Müdürlüğünde katılan aleyhine yapılan icra takibine ilişkin dosyanın getirtilerek incelenmesi, sanıkların suç kasıtlarının tespiti açısından; konut kredisi sözleşmesine dair işlemleri yapan banka şubesinin görevlileri … … ile … …’nun bilgilerine başvurulduktan sonra toplanan delilere göre yargılama konusu eylemin açıkça ortaya konulup, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle ve ipoteğin kaldırılması sırasında meydana gelen zararların dolandırıcılık olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığına dair hukuka uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.