Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21158 E. 2013/5623 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21158
KARAR NO : 2013/5623
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak şikayetçinin kamu davasına katılmasına karar verildiği halde vekilininde katılan vekili olarak duruşmalara kabulu gerektiği gözetilmemiş isede sözkonusu vekilin davada katılanı temsil ettiği ve eksikliğin sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık hakkında, şikayetçinin yetkilisi olduğu … Ltd. Şiketinde tanker şoförü olarak görev yaptığı sırada rafineriden teslim aldığı motorinlerin bir kısmını şirket deposuna boşaltmayıp mal edindiği iddiası ile açılan davada; sanığın işe başladığı tarihlere ilişkin bir stok tespiti bulunmadığı, tanık …’un beyanlarının “sanığın birkaç kez başka benzinliğe motorin boşalttığını tanker camiasından öğrendim“ müşteriye gönderdiğimiz motorini boşaltmamış bende fişi almayı unutmuşum” şeklinde netlik içermeyen sözlerine karşın; aynı petrol istasyonunda pompacı olan tanık … Sarı’nın sanığın tankerle yakıt getirdiğinde vanalar ve depo kapakları mühürlü olarak gelirdi, mühürler tarafımızdan kontrol edilip söküldükten sonra boşaltım yapılırdı şeklindeki beyanı karşısında müştekinin yetkili olduğu şirket depolarındaki eksikliğin sanık tarafından meydana getirildiği hususunda savunmanın aksine her türlü şüpheden uzak hükme yeter ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.