YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17698
KARAR NO : 2013/18327
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın İnka İnşaat firmasının yetkilisi olduğu, kendisi de inşaat işiyle uğraşan mağdur …’in bir arkadaşı vasıtasıyla sanıkla irtibata geçtiği, sanığın mağdura Suriye’de toplu konut yapılacağını, bu iş için Türkiye’de firma bulma yetkisinin kendisinde olduğunu, bu işi kendisine verebileceğini ancak karşılığında 25.000 ABD doları istediğini söylediği, ayrıca kendisini JİTEM elemanı olarak tanıttığı ayrıca … İl Jandarma komutanını tanıdığını söylediği, mağdurun şüphelenerek sanık hakkında araştırma yaptığı, araştırma sonucunda sanığın dolandırıcı olduğunu öğrendiği, sanığı yakalatmak için …’e çağırdığı, sanığın buluşmaya geldiği, mağdurun yanında çalışan tanık … tarafından sanığa kapalı zarf içinde önceden seri numaralı alınmış para verildiği, daha önceden tertibat alan sivil giyimli jandarma personeli tarafından sanığın suçüstü olarak yakalandığı olayda; sanığın eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h. maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 326/son maddesi gereğince sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi