YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2861
KARAR NO : 2013/8480
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık … müdafiinin yüzüne karşı tefhim olunan 17.12.2010 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 18.01.2011 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Katılan kurum vekili ve Cumhuriyet savcısının Mala zarar verme suçlarına ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; Sanıklardan …’nun evinin önündeki garaja aracını park etmek için durup garaj kapılarını açmak üzere aracından aşağıya indiği sırada arkasından gelen İETT otobüsünü sevk ve idare eden sanık …’nin …’a ait otomobilin aynasına çarpıp gittiği, bunun üzerine sanık … otobüsü takip ettiği, taraflar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık …’in çakı bıçağı ile …’ı kasten basit tıbbı müdahale ile iyileşecek şekilde yaraladığı ,diğer sanıklar; …, … ve …’ın söz konusu otobüse vurmak suretiyle zarar vermedikleri ,zararın çarpışma anında oluştuğu anlaşıldığından, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkındaki hükmün 5237 sayılı TCK’nın 86/3-e maddesi yerine 86/3-a maddesinden artırılması mahalinde düzeltilebilecek hata olduğu kabulü ile bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tayin olunan hapis cezasında uygulanan kanun maddesinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, olduğundan hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili bendindeki “4 ay hapis cezası” kelimesinden önce gelmek üzere “TCK’nın 86/2.maddesi gereğince” ibaresi eklenmesi suretiyle diğer yönleri doğru olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.