YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3164
KARAR NO : 2013/8483
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan … vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın incelemesinde;
5271 Sayılı CMK’un 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat, sanıklar …, …, …, …, … hakkında kasten yaralama suçlarından verilen beraat kararlarının temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; katılan … ve …’nın piknik yapmak üzere …Parka gittikleri, sanık …’ın otomobili ile patinaj yaparak yarattığı gürültü ve tehlike ile çevreyi rahatsız ettiği, bunun üzerine parkta güvenlik görevlisi olan sanık …’ın ikaz ettiği, katılan …’ın otomobilden bıçak getirerek sanık …’a saldırdığı, sanık …’in de üzerindeki jopu çıkarıp biber gazı sıktığı, katılanların parkı terk etmek için uzaklaşmaya çalıştıkları, güvenlik görevlisi Adem’in haber vermesi ile aracın diğer güvenlik görevlisi olan sanıklar tarafından durdurulmaya çalışıldığı, sanıkların durmayarak kaçmaya devam ettikleri, parkın çıkışına yakın bir grup güvenlik görevlisinin aracı durdurduğu, katılanlar…ve…’ın durdurulan arabadan indikleri, karşılıklı münakaşa olduğu, sanıklar …, …, …, … ve …’un katılanları kasten yaraladıkları, sanık …’ın katılan …’ın aracına zarar verdiği iddia edilen olayda; katılanların aşamalardaki teşhislerine ilişkin çelişkili ifadeleri, 18.2.2011 tarihli celsede arabanın camını kıranı teşhis edemediklerini, ayrıca karakolda kendilerini darp edenleri teşhis işlemi sırasında yanılgıya düşmüş olabileceklerini, kendilerini darp edenleri görmediklerini beyan etmeleri nedeniyle mahkemenin sanıkların beraatine yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık …, katılan … vekili’nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından verilen beraat kararlarının temyiz incelemesinde;
…parkında piknik yapan katılanlardan…’ın alkollü bir şekilde arabaya binip otoparkta patinaj çektiği, bunun üzerine …parkı güvenlik görevlileriyle tartışma çıktığı sonrasında, katılanların parktan dışarı çıkmak istedikleri, ancak çıkış yolunun kapatılması sebebi ile durmak zorunda kaldıkları ve araçlarından indikleri, bu aşamaya kadar görevlerini yapan güvenlik görevlilerinin bu aşamada her hangi bir eylemde bulunmayıp özür dileyen katılanlara karşı görevlerinin sınırını aşarak ilgili raporlarda belirtilen ve bir kısmı jopla yapıldığı anlaşılan çok sayıda darbe ile bir mukavemetleri bulunmayan katılanları dövüp yaraladıkları, bu eylemleri amirleri olan sanığın bilgi, görgü ve muvafakatı doğrultusunda onun yanında icra ettikleri, güvenlik amiri olan sanığın bu olaya görevi gereği bir müdahalesinin olmadığı, ayrıca katılan …’a da tokat attığı gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık …, katılan … vekili’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.