Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24797 E. 2013/8538 K. 08.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24797
KARAR NO : 2013/8538
KARAR TARİHİ : 08.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, 14/06/2007 tarihinde bir bankta elinde siyah bir poşetle oturduğu sırada, polis memurlarının kimlik sorması üzerine elindeki poşeti polislere verdiği, bu poşette 17 adet zıvana şeklinde tabir edilen sigaralık, 7 adet küçük poşet içerisinde beyaz renkli maddeler, 3 adet plaka halinde yeşil renkli kına, 3 adet üzerinde logosu bulunmayan beyaz renkli hap, 500 gram tütün ve 70 gram kadar defne yaprağı ile 5 adet değişik marka cep telefonu, 3 adet şarj cihazı ve bir adet dijital kamera bulunduğunun tespit edildiği, 04/01/2008 tarihli ekspertiz raporuna göre uyuşturucu madde içerdiği düşünülen eşyaların herhangi bir uyuşturucu içermediğinin ve 7 adet beyaz renkli toz maddenin … kesici hap niteliğinde olduğunun belirlendiği, sanığın savunmasında bulundurduğu tütün, defne yaprağı kırıntısı ve kınayı bilerek görüntü itibari ile esrara benzetmeye çalıştığını ve bu şekilde turistlere satmayı planladığını, bu şekilde yaklaşık 2 hafta önce tanımadığı bir turiste içerisine bu kırıntıları koyduğu 5-6 adet sigarayı esrarlı sigara şeklinde satıp karşılığında 15 TL aldığını ikrar ettiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın, bir turiste içerisine tütün, defne yaprağı ve kına kırıntıları koyduğu 5-6 adet sigarayı esrarlı sigara şeklinde satıp karşılığında 15 TL alarak dolandırıcılık suçunu işlediğine dair, kendi ifadesi dışında delil bulunmadığı, sanığın bu yöndeki ikrarının ise tek başına mahkumiyete yeterli delil olarak kabul edilemeyeceği, polis memurları tarafından yakalandığı sırada, elindeki poşet içerisinde bulunan tütün, defne yaprağı, kına ve … kesici hapları görüntü itibari ile uyuşturucu maddeye benzetip bu şekilde turistlere satmayı planlamasının ise hazırlık hareketi kapsamında olup, icrai hareket sayılamayacağı anlaşıldığından, sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-Sanığın sabıkasız olması, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranış ve tutumunun bulunmayışı karşısında, denetime imkan verecek şekilde somut gerekçeler gösterilmeksizin “yasal ve takdiri şartlar oluşmadığından” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.