YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9894
KARAR NO : 2013/17992
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılanın suça konu … plaka sayılı … marka siyah renk aracın üzerinde “satılık” ilanı görünce arkadaşı sanık …’u arayıp sanık … ile 34.000 TL’ye aracı satın almak için anlaştığı, kontrol için aracı … servisine götürüp her hangi bir olumsuzluğun bulunmadığının tespiti ile … 35.Noterliğinde kati satış sözleşmesi ile suça konu otonun tescil sahibi olarak görülen sanık … tarafından sanık … ile birlikte müştekiye 34.000 TL karşılığında satıldığı, katılanın aracı bir süre kullandıktan sonra sanık … ile bir görüşmesinde sanığın kendisine “aracın ÖTV’si ödenmemiş radara yakalanma” demesi üzerine durumdan şüphelenerek yaptığı araştırmada bu aracın İstanbul Emniyetince yürütülen bir organize suç soruşturması kapsamında çalıntı olduğunun belirlendiği ve aracı İstanbul Emniyetine teslim ettiği, yapılan araştırmalar sonucunda suça konu aracın esasen … Bakangil isimli şahsa ait olduğu sanıkların bu şekilde … Trafik Şube Müdürlüğü’nü kullanarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda;
Suça konu aracın 20.04.2007 tarih 20340 sıra nolu fatura ile Kolatlar Mob. San. ve Tic. Ltd Şti. tarafından Necdet Yıldırım’a satıldığı ve sanıkların aracı bu şahıstan aldıklarını aşamalarda ileri sürmeleri karşısında savunmalarının doğruluğu araştırılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının asgari had üzerinde belirlenerek çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.