Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/230 E. 2013/5362 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/230
KARAR NO : 2013/5362
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-)Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3.maddesi uyarınca, kesinleşen hükümde eylemin 765 sayılı TCK’nın 503/1.maddesine uyduğu kabul edilmiş ise de sahte çek kullanılarak gerçekleştirildiği anlaşılan dolandırıcılık eyleminde bankanın maddi varlığı olan çekin araç olarak kullanılması nedeniyle 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-f maddesine uyduğu gözetilerek suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği cihetle,bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan,lehe yasa karşılaştırmasının 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-f maddesi yerine aynı yasanın 157.maddesi ile yapılması suretiyle hüküm kurulması,
2-)Hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2006/10-11 esas 2006/12 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere: esasen sadece hükmün kesinleşmesinden önceki yargılama giderlerinden sorumlu bulunan ve CMK.nun 325/3.maddesinde öngörülen “hakkaniyet” ölçütünün bir gereği olarak sınırlı ve zorunlu bir yargılama faaliyeti olan mahkumiyet hükmünde değişiklik yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacak olan hükümlüden kesinleşme öncesindeki yargılama giderlerinin tahsil edilebilmesi bakımından, uyarlama yargılamasında verilen yeni kararda bu sorumluluğun saptanması ve kesinleşen önceki hükümdeki yargılama giderlerinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi gerektiği gözetilmeyerek, uyarlama yargılaması giderlerinin de hükümlü tarafından ödenmesine karar verilmesi.
Kabule göre de,
1-)Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-)5237 Sayılı Yasanın 53.maddesi 1. fıkrasının, a,b,d,e bentlerinde sayılan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazı tamamlanana kadar, c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş hükümlü müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.