Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/24376 E. 2022/2737 K. 21.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/24376
KARAR NO : 2022/2737
KARAR TARİHİ : 21.02.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılan sanık … hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Katılan sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Somut olayda, katılan sanık … hakkında katılan sanık …’a yönelik olarak işlediği iddia olunan kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kamu davası açıldığı, her ne kadar soruşturma aşamasında katılan sanık …’nin ve katılan sanık …’ın uzlaşmayı kabul etmediklerine dair uzlaşma teklif formları dosyada mevcut ise de; uzlaşma teklifinin yapıldığı tarih itibariyle 5918 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesine eklenen “uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” cümlesi gereği mala zarar verme suçunun uzlaşmaya tabi olmaması nedeniyle anılan uzlaşma teklif formlarının geçerli olmadığı anlaşılmakla; hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, CMK’nın 253/3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, mala zarar verme suçundan uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin 3. fıkrasında “Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunacağı” ve aynı Kanun’un 50. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği” şeklinde düzenlemelerin yer aldığı; somut olayda, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 58/3. maddesi gereğince temel ceza olarak hapis cezası tercih edilerek hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 58/3 ve 50/2. maddeleri de gözetilerek TCK’nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilip çevrilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/02/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.