YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19915
KARAR NO : 2013/20205
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Düşme, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Somut olayda; katılan …’in Karaburun’da kurulu bulunan pazar yerine aracı ile girerken sanık Tevfik Can’ın çadırına aracının takılması sonucu çadırın yırtılması nedeniyle sanıklar ile çıkan tartışma sonucunda sanıklar … ve Atilla’nın katılanın gözlüklerini kırarak küfrettikleri, diğer sanıklar Metin, … ve Tevfik’in ise katılanı basit tıbbı müdahale ile giderilecek şekilde yaraladıklarının iddia edildiği olayda; yapılan yargılama sonucunda,sanık … hakkında katılan …’e karşı yaralama suçundan sanığın eyleminin TCK 86/2. maddesi kapsamında kaldığı, soruşturma ve kovuşturmasının mağdurun şikayetine bağlı olduğu,katılanın duruşmada alınan beyanında sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından sanık hakkında yaralama suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi gereğince düşmesine, sanıklar … ve …’un da katılan …’ye karşı yaralama suçunu işlediklerine dair katılanın soyut beyanı dışında mahkumiyetlerine yeter derecede delil elde edilemediğinden sanıkların beraatlerine, sanıklar … ve Atilla Şavlı hakkında katılan …’in gözlüğünü kırdığından bahisle mala zarar verme suçundan ise katılanın duruşmada alınan beyanında arbede sırasında gözünde bulunan ve boynunda asılı olan gözlüklerinin kırıldığını beyan ettiği ve sanıklar … ve Atilla’nın katılana yaralama kastıyla vurdukları sırada gözlüğün kırıldığı, sanıkların mala zarar verme kastının bulunmadığı anlaşıldığından beraatlerine, sanıklar … ve Atilla Şavlı hakkında katılan …’e karşı hakaret suçundan ise katılan …’in soyut beyanı dışında mahkumiyetlerine yeter derecede delil elde edilemediğinden sanıkların beraatlerine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.