YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18730
KARAR NO : 2021/10413
KARAR TARİHİ : 15.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında; “ … mahkemece İİK’nın 277 ve devamı maddelerinin her bir tasarruf için nasıl değerledirildiği, ne gerekçe ile karar verildiği açık ve anlaşılır olmadığı gibi, kararın denetime de elverişli olmadığı” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine, karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı …’nin oto alım-satım işi ile uğraştığı, … plakalı aracın 14.000,00 TL bedelle, … plakalı aracın 13.000,00 TL bedelle … plakalı aracın 11.000,00 TL bedelle, … plakalı aracın 12.000,00 TL bedelle, davalı Ar-can şirketi tarafından oto galerici davalı …’ye satıldığı, davalı …’nin bu satışlara ilişkin fatura düzenlediği, alınan bilirkişi raporu ile satış değeri ile gerçek değeri arasında mislini aşan fark bulunmadığı ve değerlerin birbirine çok yakın olduğu, davalı …’nin İİK 280 maddesi gereğince bilebilecek durumda olan kişilerden olduğu hususunun ispatlanamadığı, bu suretle davalılar arasındaki satışın gerçek bir satış olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
İİK’nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, aynı maddenin son fıkrasında ise ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir,
satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu araçların İİK 280/3 kapsamında ticari işletmenin önemli bir kısmını teşkil edip etmediği, söz konusu araçların şirket işlerinde kullanıp kullanılmadığı araştırılmaksızın, İİK 280/3 hükmü tartışılmaksızın sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, İİK 280/3 tartışılmaksızın yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 15/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.