YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1402
KARAR NO : 2013/20235
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın, döviz bürosunda para bozduran müştekiyi takip ettiği, müşteki ile bir süre birlikte yürüyüp O’nunla iletişim kurduğu, hakkında ayırma kararı verilen … … ile birlikte daha önceden hazırladıkları ilk bakışta para tomarı gibi görünen ancak gazete kağıtlarından kesilmiş en üstte gerçek para bulunan mendil tomarını …’ın müştekinin önünde yere düşürerek yürümeye devam ettiği, sanığın mendili yerden alıp müştekiye parayı bölüşmeyi teklif ettiği, bilahare …’ın parasını kaybettiğini söyleyerek yanlarına geldiği, sanığın …’ya parayı görmediğini söylediği, …’nın uzaklaşmasından sonra müştekiden mendil içindeki paraları müştekiye verip üzerinde bulunan parayı vermesini istediği, müştekinin de sanığın söylediğini yaparak paralarını sanığa verdiği, mendilin de müştekide kaldığı, müştekinin mendili açması üzerine içinde para olmadığını görünce çevreden yardım isteyerek sanığın peşine düştüğü, sanığın yapılan aralıksız takip sonucu yakalanarak polise teslim edildiği anlaşılmakla, sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilşkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Müştekinin, soruşturma sırasında olayın gerçekleşmesine ilişkin yeterince açık beyanda bulunmamasına rağmen, 29.03.2007 tarihinde hakim huzurunda alınan beyanının, sanığın savunmasıyla uygun bulunmasına, sanığın kabulüne, oluşa, tüm dosya içeriğine ve gerekçeye göre, hükmün gerekçesiz olduğundan bahisle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.