YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19513
KARAR NO : 2012/36418
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların, kurbanlık büyükbaş hayvan satan müştekiden pazarlık yaparak yedi adet hayvanı 11.000. TL bedelle satın aldıktan sonra kendisine sanık …’ye ait işyeri adresi ve telefon numaralarını verip, iki gün sonra parasını ödeyeceklerini söyledikleri, müştekinin malları teslim ettiği, 2 gün sonra gittiğinde verilen işyeri adresinde kimseyi bulamadığı, yine ulaştığı sanık …’in ise beni ilgilendirmez diye kendisini kovduğu, bu şekilde sanıkların birlikte hareket ederek hayvanların parasını ödememek suretiyle müştekiyi dolandırdıklarına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1- …, … haklarındaki hükümlerin tetkikinde,
Sanıkların daha önceden kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması, nedeniyle, sanıklar haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak,
Sanıkların kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükümde 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulamasıyla ilgili paragrafa 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının a, b, d ve e bendinde yer alan haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına yazılmak suretiyle diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak,
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.