Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/13526 E. 2012/37844 K. 24.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13526
KARAR NO : 2012/37844
KARAR TARİHİ : 24.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK nun 53. maddesinin gerekçeli kararda uygulaması gösterilirken 53/3 maddesinin 51/3 olarak sehven yazıldığı ve mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilerek yapılan incelemede;
Her ne kadar tebliğnamede sanığın, görüşme yaptıktan sonra iade etmek üzere şikayetçiden aldığı cep telefonuyla olay yerinden ayrılması şeklinde gerçekleşen eyleminin, cep telefonunun çok kısa bir süre için verilmesine nazaran zilyetliğin tam olarak aktarılmasından söz edilemeyeceği ve sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozma talep edilmiş ise de, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; olay tarihinde yakınan ile sanığın sokak üzerinde karşılaştıkları, sanığın yakınana bir telefon göstererek açmasını bilmediğini ve yardım etmesini istediği, cep telefonunun kızına ait olduğunu söylediği, yakınanın da sanığa yardımcı olduğu, bunun üzerine sanığın yakınana kendisinin otogarda metro yazıhanesinde çalıştığını, kendisini de orada işe alabileceğini vaad ettiği, daha sonra yakınan ile tekrar irtibat kurmak amacıyla yakınandan telefon numarasını aldığı, suç tarihinde yakınanı arayarak buluşmak istediğini söylediği, sanığın kiraladığı araç ile gelerek yakınan ile buluştuğu, sanığın yakınana işe alındığını bir an önce işe başlaması gerektiğini söylediği, yakınanın sanığın getirdiği araca bindiği, bir müddet ilerledikten sonra sanığın aracının bozulduğunu söylediği, yakınanın üzerini değiştirmek üzere eve gitmek istediği, araçtan inmek üzereyken sanığın yakınandan cep telefonunu istediği, yakınanın cep telefonunu sanığa verdiği, yakınanın üstünü değiştirmek amacıyla eve gittiği, döndüğünde sanığın olay yerinden gitmiş olduğunu gördüğü, metro yazıhanesinde sanığı araştırdığı, burada çalışmadığını öğrendiği, bu şekilde sanığın, hileli hareketlerde bulunarak yakınana ait cep telefonunu alması ve satarak kendisine menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 24/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.