Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24211 E. 2013/9025 K. 15.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24211
KARAR NO : 2013/9025
KARAR TARİHİ : 15.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında 31.12.2008 tarihinde verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı sanık müdafiinin yaptığı itirazı üzerine,…2. Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda verdiği red kararı ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, 11.06.2005 tarihinde kendisine ait … plaka sayılı aracı ile kaza yaptığı, 125 promil alkollü olması nedeni ile katılan … şirketinden hasarının tazminini isteyemeyeceğinden hasar gören aracının kasko bedelini almak maksadıyla hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanık olan oğlu Bayram ile … birliği içerisinde hareket ederek, 26.06.2005 tarihinde sanık …’ın…Sanayi girişinde köprü direğine söz konusu araç ile çarparak maddi hasar meydana geldiğini belirtip, aracı organize sanayi bölgesindeki jandarmaya getirip, görgü tespit tutanağı tanzim ettirdiği ve maddi hasarın tazmin edilmesi maksadıyla katılan … şirketine müracaatta bulunduğu fakat sigorta şirketinin yaptığı araştırma sonucu tazmin talebinin red edildiği, sigorta bedelinin ödenmemesi nedeniyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, sanığın sigorta bedelini almak maksadıyla nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.