Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9479 E. 2013/17331 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9479
KARAR NO : 2013/17331
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Somut olayda; sanık hakkında … Ekspress Ekspertiz Ltd. Şti’nin ortağı ve yetkilisi olup, Çorlu’da bulunan Toyotasa Yetkili Satıcısı konumundaki Köşkdere Otomotivden 30.521,41 TL’ye bir araç aldığı,Yapı ve Kredi Bankasının taşıt kredilerinde aracın %100’ünü kredilendirmekte olması sebebiyle bankaya ibraz ettiği faturanın 36.452,04 TL miktarlı olup, 48 ay vadeli kredi kullandığı, taksitlerini düzenli ödediği, fatura farkı kadar açılmaması gereken bir kredinin tahsisi amacıyla dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği,özel nitelikteki faturanın firma tarafından kesildiği, uygulamada firma ile araç pazarlığı yapılıp, kendilerine verilen faturayı bankacılık kredi kriterlerine göre uygun hale getirmek için firmaların farklı farklı uygulamalar yaptığı, müşterinin miktarı farklı her iki faturanın kendisi tarafından düzenlendiği iddiası bulunmadığına göre bankaya ibraz edilen fatura ile diğer faturadaki farklılığın Köşkdere Otomotiv firması tarafından oluşturulduğu, dolandırıcılık suçu noktasında şirket adına açılan ve genel kredi ve limit arttırma sözleşmesine bağlanan bir taşıt kredisinin kefili sıfatıyla sanığın imza ettiği sözleşmeye rapten şirket adına alınan bir araçta bankanın BBDK düzenlemelerine göre tahsis etmesi öngörülen kredi miktarının %100 ile fatura bedeli üzerinden öngörülmesi yada bu miktarın sınırlandırılması somut olayda sanık tarafından kefil olunan şirket adına alınan araç için kullandırılan kredinin miktarını arttırma noktasında 54.000 TL den 85.000 TL ye arttırılması söz konusu olduğuna göre hileli unsurun ne olduğu ve ne maksatla oluşturulduğu konusu şüpheli durumda olup, uygulama da vergiden bir nebze daha kaçınmak noktasında aynı fabrikanın aynı marka aracına farklı fiyatlar çekildiği, daha fazla araç satmak adına fiyatların indirimi sırasında fatura üzerinden oynamalar yapılarak müşterinin ödeyeceği miktarın küçük bir diliminin alta çekilmesi amacıyla söz konusu faturaların maliyeye ibraz edilen ve vergi ödemesine esas alınan miktarının düşük tutulup, az vergi ödenmek suretiyle müşteriye verilen fiyatın firma açısından katlanılır kılınıp, daha çok araç satışının temin olunduğu, sanığın faturayı şirket adına alınan araçta bizzat düzenlememekle bu kasıt altında hareket ederek suçun işlendiği konusu çelişkili bulunmakla, atılı suçlamadan sanığın beraatine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.