YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14577
KARAR NO : 2021/10185
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı – karşı davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 23/11/2021 Salı günü davacı – karşı davalı vekili … ile davalı – karşı davacı vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalının sigorta ettiren sıfatı taşıdığı otelin şirketleri nezdinde sigortalı olduğunu, poliçe prim peşinatının 28/08/2014 tarihinde ve taksitlerin devam eden aylarda olmak üzere 28/05/2015 tarihinde tamamlanması konusunda anlaştıklarını, davalının muaccel olmuş prim borcu 19.361,94 USD’yi ödemediğini, davalıya 28/07/2015 tarihli noter ihtarnamesi gönderildiği halde ödeme yapılmadığını belirterek, 19.361,94 USD prim alacağının fiili ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 29/07/2015’ten itibaren Merkez Bankası’nın dövize uyguladığı en yüksek oranlı faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; iki bloktan oluşan otelin yüzde 50’sine tekabül eden B bloğun 30/12/2014 tarihinde … Türk tarafından satın alındığını ve o tarih itibariyle otelin tamamının … Türk tarafından sigortalandığını, davacının sigortaladığı yerin başka sigorta şirketince ikinci kez sigortalandığını bilmemesine imkan olmadığını, sigorta şirketinin kötüniyetli olarak ve sırf prim tahakkuk ettirmek amacıyla uyuşmazlık konusu poliçeyi iptal etmekten imtina ettiğini, davacının haksız ve kötüniyetli olarak poliçeyi iptal etmediği gibi teminat dahilinde olan bir kısım hasar bedelini de ödemekten imtina ettiğini belirterek, asıl davanın reddini ve karşı dava olarak da fazladan tahsil edilen 55.985,87 USD prim bedeli ve 4.366,40 TL. ödenmeyen hasar bedeli tutarının karşı davalıdan 13/08/2016 tarihinden işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada toplanan delillere göre; asıl davanın kabulü ile 19.361,94 USD alacağın 08/08/2015 tarihinden işleyecek kamu bankalarınca USD para cinsine uygulanacak 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsiline; karşı davanın reddine dair verilen hükme karşı, davalı – karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı – karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl dava, Otel Paket Poliçesi gereği eksik ödendiği iddia edilen sigorta prim alacağı ve karşı dava, aynı poliçe nedeniyle fazladan ödendiği iddia edilen primin iadesi ile eksik ödenen hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalının maliki olduğu oteli 162.912,04 USD prim karşılığında 27/08/2014- 27/08/2015 vadeli poliçeyle davacı nezdinde sigorta ettirdiği; iki bloktan oluşan sigortalı yerin B bloğunun poliçe tanziminden önce (18/07/2014 tarihinde) dava dışı bankaya davalı tarafından satıldığı; davalının bu satım işlemi nedeniyle B bloğun sigorta kapsamından çıkartılması için davacıya ilk olarak 10/04/2015 tarihinde bildirimde bulunduğu; davacı sigortacının, 10/06/2015 düzenleme tarihli zeyilname ile B bloğu poliçe kapsamından çıkartıp primi yeniden hesap ederek eksik ödendiğini belirlediği 19.361,94 USD primin tahsili için asıl davayı açtığı; 10/06/2015 düzenleme tarihli zeyilnamenin, 07/05/2015 başlangıç ve 27/08/2015 bitiş tarihli olduğu ve aradaki sürenin 112 gün olduğu zeyilnamenin başlangıç bölümüne yazılmakla birlikte, anılan zeyilnamenin en alt bölümünde zeyilname vadesinin 17/04/2015- 27/08/2015 (132 gün) olarak yazıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan 16/04/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, sigortalı otelin bir bölümünün satımını davalının ilk olarak 17/04/2015 tarihinde davacı sigortacıya bildirdiği ve bu tarih itibariyle sigortalı otelin B bloğunu poliçe kapsamından çıkartıp primi revize eden davacı sigortacının, asıl davaya konu ettiği (eksik ödenen) primi talepte haklı olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmektedir. Ne var ki; davalının B bloğun poliçe kapsamından çıkartılmasını davacıdan ilk olarak talep ettiği tarihin 10/04/2015 olması; davacı sigortacının eksik ödenen prim hesabına esas (başlangıç bakımından) aldığı tarihin 07/05/2015 mi yoksa 17/04/2015 mi olduğunun belirsiz olması (aynı zeyilnamenin farklı bölümlerinde iki ayrı tarihin belirtilmesi) nedeniyle, anılan raporda yapılan tespitler hatalıdır. Zeyilnamenin başlangıcına esas alınan tarihin hatalı (132 gün) olması, davalının sorumlu olduğu prim tutarı ile eksik ödendiği iddia edilen tutarın da hatalı belirlenmesine yol açmıştır.
Açıklanan nedenlerle; sigortalı yerin bir bölümüne ilişkin satımın davalı tarafından ilk olarak 10/04/2015 tarihinde davacı sigortacıya bildirildiği, davacı sigortacının zeyilnameyi geç düzenlemesi ve geç düzenlediği zeyilname kapsamına göre sigorta primini revize etmesinde davalı … ettirene yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı, davalının bildirimi yaptığı tarihin esas alınarak primin revize edilmesi ve eksik ödenen prim olup olmadığının saptanması gerektiği dikkate alınarak, daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden, 10/04/2015 tarihi ile poliçe bitiş tarihi olan 27/08/2015 tarihi arasındaki süre için revize edilmiş prim tutarının hesaplanması ve bu bedelin davalının ödediği primlerden mahsubu ile ödenmeyen prim olup olmadığının hesaplanması hususunda ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre, asıl davadaki eksik primin ödenmesi ve karşı davadaki fazladan ödenen primin iadesi talepleri bakımından karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2-Karşı davada davacı (sigorta ettiren şirket), poliçe süresi içinde sigortalı yerde gerçekleşen hasarlar için, karşı davalı sigortacının eksik ödediğini iddia ettiği hasar bedelinin de tahsilini istemiş; ilk derece mahkemesi tarafından TTK’nın 1454. maddesi gereği, poliçeden doğan hakların sigortalıya ait olduğu ve sigorta ettiren konumundaki karşı davacının talep hakkının olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda; poliçe süresi içinde gerçekleşen hasarlar için sigortacının ödemesi gereken bedelin 27.774,40 TL. olduğu ve sigortacının bu bedelin 23.408,00 TL’sini ödemesiyle karşılanmayan hasar bedelinin 4.366,40 TL. olduğu hesaplanmıştır. Ancak, anılan bu raporda, hesaba konu edilen hasarların sigortalı yerin hangi bloğunda gerçekleşmiş hasarlar olduğu konusunda detaylandırma yapılmamıştır. Hesaba esas alınan hasar bedellerinin B bloğun satımının sigortacıya bildirildiği 10/04/2015’ten sonraki tarihlere ilişkin olduğu ve hesaba esas hasarların A blokta gerçekleşmiş olması halinde karşı davacı şirketin eksik ödenen bedeli talep hakkı olduğu gözetilmelidir.
Açıklanan nedenlerle; 27.774,40 TL’lik hasar bedelinin büyük bölümünün sigortacı tarafından karşı davacıya (sigorta ettirene) ödenmesiyle taraflar arasında oluşan mutabakat da dikkate alındığında, karşı davacının eksik ödenen hasar bedelini talep hakkının bulunduğu gözetilmek suretiyle, bilirkişi raporunda hesaplanan hasarların sigortalı otelin hangi bloğunda gerçekleştiğinin tespiti için gerekli belgelerin toplanması ve bu hasarların A blokta gerçekleştiğinin tespiti halinde karşı davacının eksik ödenen bedeli talep hakkı olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı – karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına; aynı Kanun’un 373/1. maddesi uyarınca, dosyanın İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne ve Dairemiz karar örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE; 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacı – karşı davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı – karşı davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı – karşı davacıya geri verilmesine 13/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.