Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8840 E. 2013/20242 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8840
KARAR NO : 2013/20242
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.

Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
1-Müşteki Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Müşteki vekilinin yokluğunda verilip, 22.03.2012 tarihinde tebliğ olunan 29.09.2009 tarihli hükme yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 26.04.2012 havale tarihli dilekçe ile temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılan … Karadayı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Somut olayda; sanığın ortağı ve yetkilisi olduğu Erbeton San. Tic. A.Ş. de pazarlama müdürü olarak çalışan katılan …’nın aylık 3.000 TL ücret almasına karşın, Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bildirimde maaşını daha az gösterip, sigorta pirimlerini düşük yatırmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de ; sigorta primlerinin eksik yatırılması hususunun, katılan tarafından yapılacak basit bir inceleme ile tespit edilmesi mümkün olup, denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hile boyutuna ulaşmadığından, atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.