YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13105
KARAR NO : 2012/36432
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;
Sanığın daha önceden tanıdığı müştekinin yanına gelerek kısa bir müddet konuşmak için müştekiden cep telefonunu istediği,müştekinin de konuşma yapması için rızasıyla telefonunu sanığa verdiği,ancak sanığın görüşme yaptıktan sonra müştekiye telefonunu iade etmediği anlaşmakla ,mahkemece sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1- Sanık hakkında adli para cezasının belirlenmesi sırasında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve belirlenen sonuç gün ile sanığın bir gün karşılığı ödeyeceği miktarın belirlenip çarpılması suretiyle bulunması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Takdiri indirim maddesinin uygulama maddesi ve indirim oranının TCK.nun 62.maddesi yerine 61/2.maddesi olarak ve 1/2 şeklinde gösterilmesi ve indirim oranı hapis cezasında 1/6 olarak uygulandığı halde adli para cezasından 1/2 olarak uygulanması,
3-Sanık hakkında verilen hapis cezasının alt sınırdan tayin olunmasına karşılık adli para cezası belirlenirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle 6 ay olarak tayin edilmesi,
4-5237 Sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan hapis cezası yanında TCK. nun 155/1. maddesi uyarınca ” beher günü 20 TL hesabıyla 6 ay karşılığı 3600 TL adli para cezasına ve TCK.nun 61/2 maddesi gereğince cezası ½ oranında indirilerek 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” kısımları çıkarılarak” 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına ve TCK.nun 62/1 maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 4 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın da aynı yasanın 52/2 maddesi gereğince günlüğü mahkemenin kabulü gibi 20 TL.den 4 gün karşılığı 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi yine hükümde yer alan 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.