Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/20718 E. 2013/17350 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20718
KARAR NO : 2013/17350
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların, Keles K-1 tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü oldukları ve aynı koğuşta kaldıkları, fikir birliği içerisinde ceza infaz kurumundan kaçmayı planladıkları, suç tarihinden yaklaşık bir hafta önce koğuş havalandırmasına bakan mutfak penceresinde bulunan demir korkulukların koparılması halinde düşmesini engellemek için çelik tel ile yanlardan asılarak tutturdukları ve kaynak kısımlarını yerlerinden söktükleri, yine koğuşun banyo gününde sanık …’ın diğer sanık …’ın talimatı üzerine ceza evinin odunluğunda bulunan merdiveni koğuşa getirdiği, cezaevi binasının ve bahçe duvarının etrafında çevrili olan dikenli telleri kesmek için ceza evi idaresine ait olan penseyi bir şekilde ele geçirerek yanlarında muhafaza ettikleri, 23/08/2012 günü akşam sayımından önce koğuş havalandırmasının kilitli olmamasından faydalanarak burada bulunan bankın tahtalarını merdivene ek yapmak için yerlerinden söktükleri, yemekten yatma saatine kadar üzerlerinde eşofman tarzında yatak kıyafetinin bulunduğu ve ayaklarında da terlik olduğu, sayımın bitip akşam yemeğinin yenmesinden sonra yatmaya yakın bir saatte çarşafları dikey olarak ikiye ayırarak uzun ip yapmaya elverişli hale getirdikleri, akabinde de bu parçaları birbirlerine ekleyerek ip haline getirdikleri, 24/08/2012 günü gece saat 00:30 ile 01:00 arasında gecenin karanlığından daha çok faydalanmak için koyu renkli kıyafetler giydikleri ve banktan çıkardıkları tahta parçalarını ipler ile bağlamak suretiyle önceden odunluktan getirdikleri merdivene ek yaparak merdiveni uzattıkları, çarşaftan yapılmış ipi ve ekleme yaparak uzattıkları merdiveni havalandırmaya çıkardıktan sonra kendilerinin de havalandırmaya çıktıkları, önden sanık …’ın gittiği ve merdiveni dayayarak çatıya çıktığı, yanında bulunan ve daha önceden bir şekilde ele geçirdiği pense ile duvarda yer alan dikenli tellerden bir tanesini kestiği, çarşaftan yapılan ipin bir ucunu çatıda yer alan bacaya bağladığı, diğer ucunu da duvardan aşağı doğru sarkıttığı ve ipten aşağı inmeye başladığı, bu sırada düşerek ayağını kırdığı, sürünerek bahçe duvarının yanına kadar gittiği, ancak düştüğü yerden ses gelmesi üzerine iki jandarma erinin sesin geldiği yeri kontrol ettiklerinde duvardan sarkıtılmış ipi görünce firardan şüphelenerek etrafa bakındıklarında bahçe duvarının dibinde sanık …’ü yüzü koyun yerde yatar vaziyette gördükleri, ellerini açması için ikazda bulunmalarına rağmen sanığın ellerini açmaması üzerine uyarı amacıyla havaya ateş ettikleri, silah sesinin gelmesi üzerine diğer iki sanığın koğuşun çatısından aşağı inerek koğuşa bakan mutfak penceresinden tekrar içeri girdikleri, içeri girer girmez üzerilerini değiştirerek yataklarına yattıkları şeklinde gerçekleşen olayda; sanıkların eylemlerinin zincirleme şekilde kamu malına zarar verme ve ceza infaz kurumundan kaçmaya teşebbüs suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Kamu malına zarar verme suçundan hüküm kurulurken, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde; sanıklardan …’ın koğuş mümessili, Selajdin’in koğuşun yemekçisi ve Rıdvan’ın da koğuşun meydancısı olmalarının, bu görevlerinin eylemlerini gerçekleştirmelerini sağlayacak eşyaları tedarik etmelerini kolaylaştırdığının, merdiven ve penseyi almalarının ve havalandırmadaki bankı kırmalarının bu kolaylıkla gerçekleştiğinin, kaçmaya çalıştıkları ceza evinin K 1 tipi yüksek güvenliği olmayan bir ceza evi olmasının da kaçma kararını güçlendirdiğinin, yine ceza evinden kaçmayı dahi göze alan sanıkların suç işlemeye yönelik meyillerinin dikkate alınarak sanıklardaki kastın yoğunluğunun ve suçun işlendiği yerin gerekçe olarak gösterilmesi, eylem sayısının ise yalnızca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sırasında artırım oranının belirlenmesinde göz önünde bulundurulması karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; zincirleme suç nedeniyle temel cezada artırım yapılırken uygulama maddesi olarak TCK’nın 43/1. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, mahallince ilavesi mümkün eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
1- Sanık … hakkında kamu malına zarar verme, sanık … hakkında ise kamu malına zarar verme ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısının ve sanık …’nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının ve sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesine göre, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağı gözetilmeden, sanığın 18 yaşından küçükken işlediği suça ilişkin olan Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28/12/2006 tarih ve 2006/163 esas ve 2006/628 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından tekerrür uygulanmasına ilişkin kısımların çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.