YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4318
KARAR NO : 2012/36399
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanıklardan Mine’nin eczacı olup, eşi olan diğer sanığın ise devlet hastanesinde uzman doktor olarak çalıştıkları, eczaneden ilaç verilip faturaya bağlanarak katılan kurumdan bedeli tahsil edilen reçeteler üzerinde yapılan kontrolde, asıl ve suret nüshalar arasında, tarih, ilaç adı, miktarı hususlarında uyumsuzluk bulunduğu, bazı ilaçların değiştirilip eklemeler yapıldığı bu ilaçların reçete sahiplerince alınmadığı halde bedellerinin SGK’dan tahsil edilerek kurumun dolandırıldığı iddiasıyla açılan davada, dosya içeriğine göre sanıklara atılı suçun oluşmadığına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.