YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24658
KARAR NO : 2013/8911
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, 2005 ve 2006 yıllarında doğrudan gelir desteği almak amacıyla İlçe Tarım Müdürlüğüne müracaatta bulunduğu 2005 yılı müracaatını hazırladığı 28.07.2005 tarihli doğrudan gelir desteği müracaat dosyası ile yaptığı bu müracaatına konu bulunan veraseten iştirakli arazilerde hissedar olan; ancak müracaat tarihinden önce öldükleri anlaşılan… ve… adlarına imza atılmak suretiyle içeriği itibariyle gerçek dışı ve sahte olarak düzenlenen muvafakatname-1 başlıklı belgeyi ekleyerek kullandığı, 2006 yılı için de; hazırladığı 03.08.2006 tarihli doğrudan gelir desteği müracaat dosyası ile başvuruda bulunduğu veraseten iştirakli taşınmazlarda hissedar olan ve müracaat tarihinden önce öldükleri anlaşılan aynı hissedarlar…,… ile….. adlarına imza atmak veya attırmak suretiyle sahte olarak düzenlediği anlaşılan muvafakatname-1 başlıklı belgeyi ibraz ederek kullandığı; muvafakatname-1 başlıklı belgelerin özel belge niteliğinde bulunduğu; böylece sanığın 2005 ve 2006 yılları için Doğrudan Gelir Desteği’nden yararlanmak amacıyla birden fazla sahte belge (muvafakatname-1) düzenleyerek sahtecilik suçlarını zincirleme olarak işlediği, suça konu taşınmazların suç tarihinde ve dava sırasında halen sanık … tarafından ekilip biçildiğinin tespit olunduğu; sanığın suça konu taşınmazları bizzat ekip biçtiği; sanığın gerçek bir durumu belgelemek amacıyla hareket ettiği dikkate alındığında dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Katılma talebi hakkında duruşmada hazır bulunun sanığa diyeceği sorulmadan katılma kararı verilmek suretiyle CMK’nın 238/3 maddesine muhalefet edilmiş ise de; sanığın hazır bulunduğu oturumlarda, katılma talebine karşı itirazda bulunmadığı dikkate alınarak, bu hususun sonuca etkisinin bulunmaması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-Suça konu sahte belgelerin, iki ayrı zamanda katılan kuruma verilip kullanılması suretiyle özel belgede sahtecilik suçunun sadece iki kez oluştuğu gözetilmeden herbir eylemin zincirleme şekilde gerçekleştiğinden bahisle TCK’nun 43.maddesinin uygulanması,
2-Sanık hakkındaki hapis cezasının adli para cezasına dönüştürüldüğü gözetilmeden hakkında TCK’nun 53.maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.