Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18197 E. 2013/1433 K. 29.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18197
KARAR NO : 2013/1433
KARAR TARİHİ : 29.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nün … Otogarında tanıştığı katılan …’a bir akrabasında yüklü miktarda gömü altın bulunduğunu, kendisinin aracı olacağını söylemesi üzerine katılanın altını satın alacağını söylemesi, olaydan birkaç gün evvel …’de buluştuklarında sanığın katılana bir adet numune altın vererek katılandan 600,00 TL para alması, altını kuyumculara soran katılanın numunenin gerçek altın olduğunu öğrenmesi, katılanın akrabası olan diğer katılan … ile birlikte 1.000,00 TL.lik altın satın almaya karar vererek olay günü sanık ile buluşmak üzere …’e gelmeleri, katılan …’ın 1.000,00 TL.lik altın satın alacaklarını ancak öncelikle altınları görmek istediklerini söylemesi üzerine sanık ile beraberindeki kimlik bilgileri belirlenemeyen … isimli şahsın gidip içerisinde altın dolu olan cam kavanoz ile geri dönerek içerisinden çıkardıkları iki altını katılan …’e uzatmaları, katılanın altını incelediğinde gerçek olduğuna kanaat getirerek 1.000,00 TL parayı sanıklara vermesi, … isimli şahsın katılanların istedikleri miktarda altını getirmek üzere para ile birlikte yanlarından ayrılması, bir süre sonra sanık …’in geri gelmeyen … isimli şahsa bakmak için katılanların yanından ayrılmak istemesi ancak katılanların durumdan kuşkulanarak izin vermemeleri üzerine kaçmak isteyen sanığın polislerce yakalanması şeklinde gelişen olayda, sanığın kimlik bilgileri belirlenemeyen suç ortağı ile birlikte hazırladıkları mizansen çerçevesinde hareket ederek, baştan beri teslim etmeyeceği altını satacağı vaadi ile katılanları aldatmış olması nedeniyle, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.