Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/848 E. 2013/14797 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/848
KARAR NO : 2013/14797
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum
veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerini, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanıkların, Adalet Bakanlığı … Yurtları Kurumu’na ait araçlarda şoför olarak çalıştıkları, keşif ve haciz işlerinde görev yaptıkları, araçların hizmetleri karşılığı düzenlenen perakende satış fişleri ile tahsil edilen paraları kuruma verdikleri sırada perakende satış fişlerinin ikinci suretleri ile … sahiplerine verilen suretler arasındaki yapılan karşılaştırmada sanık …’un 20,00 TL, …’nın 835,00 TL, …’ün 280,00 TL, …’ın ise 4810,00 TL parayı eksik gösterip, yarar sağladıkları, ayrıca, sanık …’ün … sahiplerinden tahsil ettiği, toplam 550,00 TL ‘yi kuruma teslim etmediğinin iddia edildiği somut olayda; sanıkların düzenledikleri perakende satış fişinin resmi evrak niteliğinde olmasına rağmen suçun hukuki vasfında yanılgıya düşülerek TCK’nın 204/1 maddesi yerine yazılı şekilde TCK’nın 207/1 maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, sanıkların tahsil ettikleri paraların tamamını … Yurtları Kurumu’na vermeleri gerekirken perakende satış fişinin suretine yazdıkları kadarını teslim etmeleri karşısında eylemlerinin TCK’nın 158/1-e maddesinde düzenlenen kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilmeden suçun hukuki vasfında hataya düşülerek TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurumu aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Sanık … hakkında hükmün “B” bendinde özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilip CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine rağmen, “D” bendinde aynı suç ile ilgili olarak yeniden mahkumiyet hükmü kurulup hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmayacağına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında aynı eylemi nedeni ile iki kez hüküm kurulması,
2- Suçtan … zararı gideren ve adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmayan sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan ceza hükmünün bir daha suç işlemeyeceği kanaatiyle CMK’nın 231. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına rağmen, aynı gerekçeler nazara alınarak nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen ceza için CMK’nın 231. maddesinin uygulanmaması, yine
suçtan … zararı gideren ve adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmayan sanık … hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan kurulan ceza hükmünün bir daha suç işlemeyeceği kanaatiyle CMK’nın 231. maddesi uyarınca açıklanmasının geriye bırakılmasına rağmen aynı gerekçeler nazara alınarak nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen ceza için CMK’nın 231. maddesinin uygulanmaması suretiyle hükümde çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.