YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18228
KARAR NO : 2013/1502
KARAR TARİHİ : 29.01.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, suç uydurma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Nitelikli dolandırıcılık ve suç uydurma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçu yönünden;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın katılanla aralarında mevcut hukuki münasebet nedeniyle yetkilisi olduğu şirket hesabından çek keşide edip sonrasında ödemeden men talimatı vermesi şeklinde gelişen olayda, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 3167 Sayılı Yasanın 16/1.maddesine aykırılık teşkil ettiği ve 31.01.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 Sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6.maddesinde düzenlenen geçici 3.maddesinin 7.fıkrası (a) ve (b) bentleri gereğince bu kanuna göre işlem yapılması lüzumu,
Suç uydurma suçu yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak,
1-Sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, ceza miktarı itibariyle yasal engel bulunmadığı gözetilmeden hatalı gerekçeyle cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.