YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25140
KARAR NO : 2013/8960
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların çalıntı dokuz adet çek temin ettikleri, çalıntı çeklerden birinin sanık … tarafından şikayetçi …’ta bulunan senedi geri almak için kullanıldığı, diğerlerinin de yapılan aramada sanık …’ın üzerinden çıktığı iddia edilen olayda;
1-Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar …, … müdafiileri, sanık …’nün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde;
Sanığın şikayetçi Hüseyin Yarbaşta bulunan 10000 TL değerindeki senedini geri alabilmek için şikayetçiye sahte olan 9650 TL olarak doldurulmuş çeki vermek istediği, şikayetçinin de sanıktan çeki alarak, bankadan sorduracağını çek sağlam çıkarsa senedini iade ederim diyerek çeki bankaya giderek incelettiği, sahte olduunun anlaşılması üzerine sanığa ait senedi iade etmediği olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı, somut olayda da suça konu çekin önceden … borç nedeni verilen senedin geri alınması amacıyla kullanıldığı bu nedenle nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.