Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1136 E. 2013/14899 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1136
KARAR NO : 2013/14899
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hDolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın işyerine gelip iki adet cep telefonu satın almak istediğini söyleyerek katılana, kullanım süresinin dolmuş ve bu nedenle geçersiz olan bir kredi kartı verdiği, katılanın, karttan çekim yapmak amacıyla yan taraftaki işyerine gitmesi üzerine, sanığın, yanında bulunan tanığa, lavobaya gideceğini söyleyerek parasını ödemediği telefonları alıp işyerinden çıkıp giderek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanığın, katılanın rızası dışında telefonları alıp işyerinden ayrılması, katılanın, zilyetliği devir iradesinin bulunmaması ve zilyetliği de devretmemesi karşısında, sakatlanmış da olsa bir iradenin bulunmadığı anlaşılmakla,
sanığa yüklenen eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
3-Tekerrüre esas alınan sabıkada yer alan suçun, dava konusu suç tarihinden sonra kesinleştiği dikkate alınarak tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.