Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/19248 E. 2021/9255 K. 29.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19248
KARAR NO : 2021/9255
KARAR TARİHİ : 29.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından süresi içinde; temyiz isteminin reddine dair ek kararın ise davalı … vekili tarafından süresinden sonra temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 24/12/2018 tarih, 2018/1598 Esas ve 2018/12618 Karar sayılı ilamında özetle; davacılar için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine; davacı tarafın maddi tazminat istemli asıl davasını 2.000,00 TL. harca esas değer üzerinden belirsiz alacak davası olarak usul ve yasaya uygun biçimde açtığı dikkate alınıp yargılamaya devam edilmesi ve bilirkişi incelemesi sonunda maddi tazminatın hesaplanmasından sonra davacı tarafa bedel artırım işlemini yapma imkanı tanınması, bedel artırım işlemindeki miktar üzerinden maddi tazminat hakkında karar verilip davalı taraf lehine vekalet ücreti takdiri gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; asıl davanın kabulü ile davacı … için 20.957,10 TL ve davacı … için 23.335,88 TL olmak üzere toplam 44.292,98 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve herbir davacı için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; birleşen davanın davacıları için 5.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiş; davalı … vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek karar da bu davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı … vekilinin temyiz talebi yönünden; mahkeme asıl hükmüne ilişkin olarak yapılan temyiz başvurusu sırasında yatırılması gereken harçların muhtıra ile verilen 1 haftalık kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek karar 19.04.2021 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmiş olup, HUMK’un 432/son maddesi gereği temyiz için geçerli son gün 26/04/2021 olduğu halde, mahkeme ek
kararıyla ilgili temyiz dilekçesinin, davalı vekili tarafından, yasal süre geçirildikten sonra 29/04/2021 tarihinde verildiği ve temyiz defterine kaydedildiği görülmektedir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı … vekilince süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin (kusur, maddi tazminat hesabına esas alınan gelir) yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına; Dairemizin önceki bozma ilamında açıklanan biçimde maddi tazminatın hesabı için alınan aktüer raporundaki maddi tazminatların hüküm altına alınmasında ve daha önce yapılan (ve bozmaya konu edilen) usul hatası giderilerek hüküm altına alınan maddi tazminat bakımından davalı taraf yararına red vekalet ücretine karar verilmeyişinde isabetsizlik görülmemesine göre, davacılar vekili ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen diğer bütün (maddi tazminat ile fer’ilerine ilişkin) temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-10/04/1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmasının ya da hükmün gerekçe kısmında reddedildiği belirtilen bir yükümlülüğün hüküm fıkrasında kabul edilmiş olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir.
Diğer taraftan 1086 sayılı HUMK’un 381-389. maddelerinde (6100 sayılı HMK’nın 294-297. maddeleri), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HUMK’un 388. maddesinde (HMK’nın 297/II maddesi); hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı 17/12/2020 tarihli kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkrası birbiriyle uyumlu olmakla birlikte; mahkeme gerekçeli kararının yazımında, kararın gerekçe kısmında, “davacılar … ve … için 20.000,00’er TL ile diğer davacılar için 10.000,00’er TL manevi tazminatın hüküm altına alındığı” ifadesine yer verildiği halde, kararın hüküm fıkrasında davacılar … ve … için 10.000,00’er TL ile diğer davacılar için 5.000,00’er TL manevi tazminata hükmedildiği, bu suretle kararın gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir. Bu durum, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı … vekili ve davacılar vekilinin manevi tazminatlar ile fer’ilerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine dair 12/04/2021 tarihli mahkeme ek kararına karşı davalı … vekilinin yaptığı temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekili ve davacılar vekilinin diğer bütün (maddi tazminat ile fer’ileri) temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekili ve davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekili ve davacılar vekilinin belirtilen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve … ile davacılara geri verilmesine, 29/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.