Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/9487 E. 2021/16745 K. 28.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9487
KARAR NO : 2021/16745
KARAR TARİHİ : 28.12.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi

Dava, İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ile davalı Bakanlık ile davalı …. A.Ş vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı Bakanlık ile davalı …. A.Ş.’nin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

I-İSTEM
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, kazalı sigortalının … tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla toplam …-TL maddi, …-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili …. tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini …-TL ‘ye çıkarmıştır.
II-CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
1-Davanın kısmen kabulü ile, … TL maddi tazminatın ve … TL manevi tazminatın kaza tarihi olan … tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılar … Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş. ve …’ndan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davalı Hakerman İç ve Dış Ticaret A.Ş.’ye yönelik açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
1-Davacı Vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Davalı Bakanlık ile davalı …. A.Ş.’nin istinaf başvurularının kısmen kabulüne,
HMK’nın 353/1-b-2.maddesine göre mahkeme kararının ortadan kaldırılması ile davanın esası hakkında yeniden karar verilerek;
Davanın kısmen kabulüne; … TL maddi tazminatın ve …. TL manevi tazminatın … tarihinden itibaren yasal faiziyle tüm davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi tazminat bakımından fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı …. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin diğer davalı …’ndan ihale ile iş alıp bu işi yerine getiren alt işveren konumunda olduğunu, dava konusu olayın gerçekleşmiş olduğu … Devlet kullanılan tüm cihazların hastaneye ait olduğunu, bu cihazların bakım ve onarım yükümlülüğünün de hastaneye ait olduğunu, önceki ihale dönemlerinde hizmet kapsamı içinde iken, maliyetin fazla gelmesi, hastanenin kendi imkanları ile yapma gibi nedenlerle tamir ve bakım işleminin bu ihale şartnamesinden çıkartıldığını, herhangi bir cihazda sorun veya arıza olduğu zaman bu durumun müvekkil şirket yetkilileri tarafından hastane yönetimine bildirildiğini, hastane yönetiminin de konu ile ilgili olarak tamir ve bakım işlerini yaptırdığını, bilirkişi raporlarında da bahsedildiği üzere, müvekkili şirket tarafından tüm çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği hususunda eğitimler verildiğini, müvekkili şirketin iş sağlığı ve güvenliği konusunda üstüne düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, manevi tazminatın fazla olduğunu,
Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf teşkili sağlanmadığını, davanın …. Devlet Hastanesine karşı açıldığını, kararın gerekçeli olmadığını, Bakanlığın neden sorumlu olduğunun açıklanmadığını, … Şirketi ile imzalanan sözleşmenin sorumluluk bakımından değerlendirilmediğini, Hakerman Şirketi bakımından davanın reddinin hatalı olduğunu, ihale konusu işin Müvekkili Bakanlığın uzmanlığı kapsamında bulunmadığını, davacının meslek lisesi mezunu olduğunu, iş güvenliği eğitimleri aldığını, gerekçeli kararda davacının kusurunun değerlendirilmediğini, davacının asgari ücretten fazla kazandığına ilişkin delil bulunmadığını, maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş miktarda belirlendiğini, zararın elektrik çarpması olup olmadığının dahi netlik kazanmadığını, faiz başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin hatalı hesaplandığını,
Davalı … İç ve Dış Tic. A.Ş vekili temyiz dilekçesinde özetle;
müvekkilinin satmış olduğu cihaz dosyada mübrez faturadan da görüleceği üzere müvekkili tarafından 22/11/2010 tarihinde satıldığını, müvekkilinin bahse konu markanın ithalatçısı olduğunu, bu satış nedeniyle söz konusu cihazın 2 yıl süreyle garanti sorumluluğunun müvekkile ait olduğunu, garanti süresinin … tarihinde dolduğunu, bu tarihten sonra ise …Devlet Hastanesi Başhekimliği ile müvekkili arasında söz konusu cihaz ile ilgili herhangi bir bakım onarım anlaşması yapılmadığını, müvekkilinin sorumluluğu sona erdiği tarihten sonra hiçbir şekilde bakım hizmeti vermediğini, müvekkili şirketin söz konusu cihazlar üzerindeki sorumluluğunun 22/11/2012 tarihinde son bulduğunu, bu tarihten sonra müvekkilinin ne bir kanundan doğan ne de bir sözleşmeden doğan sorumluluğu bulunmadığını, … tarihinden sonra müvekkil şirketin rica üzerine yaptığı işlemlerin hiçbirinin bakım işlemi olmadığını, arıza şikayeti olduğunda şikayet edilen arıza ile ilgili müdahalede bulunmak ve yedek parça değişimi dışında hiçbir işlemi bulunmadığını, … yetkililerince ve hastane teknik servisi tarafından olay sonrası yapılan incelemede cihazda hiçbir kaçak ya da topraklama sorunu olmadığına dair tespit yapıldığını, kazada cihazdan kaynaklanan bir sorun olmadığını, müvekkilinin bakım hizmeti verdiğine dair resmi bir kurumdan bekleneceği üzere hiçbir yazılı anlaşma, bakım formu, vs bulunmadığını, müvekkiline yükletilen kusurun, bakım onarım anlaşması yapmayarak hizmet kusuru bulunan ve üst işveren konumundaki hastane ile teknik şartnameye uymayan ve alt işveren konumundaki dth firmasına ait olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davalı …. A.Ş’nin temyizi yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı …. A.Ş vekili Av. …’e … tarihinde e-tebliğ edilmiş olup, temyiz ise … tarihinde vukubulmuştur. Davalı …. A.Ş tarafından yasal temyiz süresinde karar temyiz edilmemiş olduğundan temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Davalı … ve Davalı … İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin temyizi yönünden;
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalı … İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin tüm, davalı …’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava, …. tarihinde meydana gelen zararlandırıcı iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
1-Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen … -TL manevi tazminat fazladır.
2-Öte yandan karar başlığında davalı “ Sağlık Bakanlığını İzafeten …Devlet Hastanesi Başhekimliği” olup karar başlığında maddi hata yapılarak “…” şeklinde gösterilmesi hususu; usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O hâlde, davalı … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı … İç ve Dış Tic A.Ş.’den alınmasına, peşin yatırılan harcın istek halinde davalı …ye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.