YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10454
KARAR NO : 2013/1392
KARAR TARİHİ : 28.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Mala Zarar Verme, Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Telekom il Müdürlüğü’ne ait kabloları çalmaya çalışan iki şahsın bulunduğu ihbarını alan kolluğun olay yerinden kaçmaya çalışan sanık …’ı üzerinde bir bıçak ve eldiven ile yakaladığı, yapılan araştırmada yer altı kablolarının geçtiği kanalın içerisinde suça sürüklenen çocuk …’in yakalandığı, bahse konu kablonun bir ucunun kesildiği olayda,
1-Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … haklarında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … haklarında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun dosyaların birleştirilmesinden sonra yapılan duruşmalar sırasında 18 yaşından küçük olmasına rağmen yargılamasının kapalı oturumlarda gerçekleştirilmesi ve hükmün de kapalı oturumda açıklanması gerektiği gözetilmeyerek CMK’nın 185. maddesine muhalefet edilmesi telafisi mümkün olmadığından, bozma nedeni sayılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuk ve sanığın tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süreler infaz aşamasında değerlendirilebileceğinden ve gerekçeli karar başlığında yer almaması mahallinde düzeltilebilir bir eksiklik olduğundan, tebliğnamedeki bu sebepten bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Şikayetçi kuruma ait kabloların hırsızlık amacıyla zorunlu olarak kesilmesi suretiyle çalınmak istenen malın aynına zarar vermekten ibaret eylemin bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanıklar hakkında ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
b)Hükmün açıklandığı 24.12.2009 tarihi itibariyle 18 yaşını bitirmeyen suça sürüklenen çocuk …’in zorunlu müdafisinin, mahkumiyet hükmünün kurulduğu oturuma katılımı sağlanmadan, mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle CMK 150 ve 151. madde hükümlerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyer hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.