YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3092
KARAR NO : 2013/17314
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; sanığın, babası …’ın yaşlılık aylığı almakta iken 11.12.2009 tarihinde vefat ettiği halde Sosyal Güvenlik kurumu tarafından ölenin hesabına yatırılan 20.11,2009 ve 19.12.2009 tarihleri arası bir aylık ve 20.12.2009 ile 19.01.210 tarihleri arasını kapsayan bir aylık olmak üzere toplam iki aylık maaşı 21.12.2009 tarihinde bankamatik kartıyla ATM cihazından çekmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında,
21.12.2009 tarihinden sonrada katılan kurum tarafından ölene ait hesaba para yatırılmış olduğu halde sanığın başka bir maaş çekme işleminde bulunmamış olması, para çekme tarihinin babasının ölümünden yaklaşık 10 gün sonraki maaş tarihi olup sanığın çektiği maaşın babasının hakettiği maaş olduğunu düşündüğü için çektiğini belirtmesi karşısında;
Sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığı gibi, hile boyutlarına ulaşan bir eylemide bulunmadığından yüklenen suçtan beraatına yönelik kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ölüm tarihinden sonra doğup hesaba yatırılan 20.12.2009 ila 19.01.210 tarihleri arasını kapsayan bir aylık maaşın 2022 sayılı Kanun’un 3/3 maddesinde belirtilen vefattan önce peşin verilen aylık kapsamında olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.