YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65598
KARAR NO : 2013/9358
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, 05.10.1970 tarihinde vefat etmiş olan babası…ile olan isim ve soyadı benzerliğinden faydalanarak, babasına ait olan arazilerden destekleme ve mazot parası almak amacıyla, …ilçe tarım müdürlüğüne müracaatta bulunduğu, bu müracaat sonucunda babasına ait olan … yolu mevkiinde bulunan…parsel nolu, Yuvacık mevkiinde bulunan 179 parsel nolu, yandaklık mevkiinde bulunan 643 parsel nolu araziler ile ilgili olarak doğrudan gelir desteği ve mazot parası aldığı, 2001-2005 yıllarına ilişkin olarak başvurduğu taşınmazlar için kendisine toplam 15.211.98 TL ödeme yapıldığı olayda;
1-2005 yılında doğrudan gelir desteği alarak işlediği kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu nedeniyle kurulan beraat hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede;
2005 yılında sadece 179 nolu parsel için sanık 1949 doğumlu … adına değil oğlu, 1969 doğumlu … adına başvuru yapıldığı ancak ödemenin sanık adına olan hesaba yatırıldığı, bu parseli de babasının ölümünden sonra yani 1979 yılından beri ektiği, her ne kadar 179 nolu parsel kendi adına kayıtlı değil ise de, taşınmaz maliki için değil, ürün eken kişiye doğrudan gelir desteği verilip sanığın bizzat ekmiş olması ve 179 nolu parsel için kendisinin değil, oğlunun başvuruda bulunması nedeniyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA,
2-2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında doğrudan gelir desteği alarak işlediği kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’un 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihleri olan 2001, 2002, 2003 ve 2004 tarihleri ile temyiz inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8.maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.