YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14828
KARAR NO : 2012/39336
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CYY’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, aynı mahallede arkadaşı olan katılandan görüşme yapmak için aldığı cep telefonunu, kullandıktan sonra iade etmeyerek olay yerinden uzaklaştığı somut olayda, telefonunun zilyetliğinin, kısa bir süre için de olsa katılan tarafından sanığa rıza ile devredilmiş olması karşısında, mahkemece eylemin güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu itibarla eylemin hırsızlık suçunu oluşturacağına dair tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kısa kararda, sanığın 5237 sayılı TCK.nun 155/1.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmesine rağmen, gerekçeli kararda 765 sayılı TCK.nun 508/1.maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle karışıklığa neden olunması,
2-Sanık hakkında verilen hapis cezasının alt sınırdan tayin olunmasına karşılık adli para cezası belirlenirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle 25 gün olarak tayin edilmesi,
3-Sabıkalı olan sanık hakkında sabıkasız olduğu gerekçe gösterilerek TCK.nun 51.maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
4-Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.